Hamilelikde dikkat edilmesi gerekenler


Hamilelik

Gebelikte dikkat edilmesi gerekenler

Anne adaylarının hamilelik sürecinde “Nasıl beslenmem gerekir, hangi egzersizleri yapmalıyım?” gibi sorular ile gündemleri oldukça karışıktır. Sıradan günlerimizin konusu olmayabilecek bu konular hamilelikte özel bir öneme sahiptir ve hamileliğe özel bir şekilde ele alınmalıdır. Günlük beslenmemiz içerisinde yer alan sıradan bir yiyecek hamilelikte tüketilmesi sakıncalı bir yiyeceğe dönüşebilir. Bu arada hamilelik takibi yapan uzmanlar ve bu konunun otoritelerinde de zaman zaman görüş ayrılıkları bulunur. Hamilelikte anne ve bebek sağlığı için yapılması gereken pek çok şey var. Ama bir de yapılmaması gerekenleri unutmamak lazım.

– Karın bölgesini içine almayacak ve uterus üzerine baskı yapmayacak çorap veya taytlar tercih edilmelidir. Çünkü baskı sonucunda pek çok hamile kadın, iş yaparken, yürürken, hatta konuşurken bile nefes almada güçlük yaşayabilir.

– Hamam, sauna, kaplıca gibi aşırı ısı olan yerlerden kaçınmak gerekir. Çünkü yüksek sıcaklık değerleri özellikle, bebeğin organ gelişiminin devam ettiği ilk 3 aylık dönemde teratojen yani sakatlık yaratabilecek etkilere neden olabilir.
– Fazla kahve veya çay tüketilmemelidir. Özellikle kahvenin içindeki kafein, hamileler için oldukça zararlı olabilir. Günde bir Türk kahvesi ya da filtre kahve içilebilir. Kafeinsiz kahve daha rahat tüketilebilir. Yemeklerden 2 saat sonra olmak üzere çay (meyve çayları dahil) abartılmadığı takdirde istenildiği kadar içilebilir.
– “İki kişilik yemelisin” bilgisi son derece yanlıştır. Bu durum anne ve bebek sağlığına zarar verip, kilo kontrolünü zorlaştırır. Gebelikte ideal kilo alımı 12 kg’dır. Bebeğiniz için beslenme düzeninize +300 kalori ek yaparak, önünüzdeki 9 aylık süreci sağlıkla tamamlamak için 9-12 kg almanız yeterli. Gebeliğiniz süresince günlük öğün sayınızı 3 yerine beş ve daha fazla öğün şeklinde oluşturun. Az ve sık yiyerek hem hazımsızlık hem de reflü gibi sıkıntılardan uzak durabilirsiniz.

– Anne adaylarının alkol ve sigara kullanmaması gerekir. Sigara, gelişme geriliği, düşük ve erken doğuma neden olabilir. Alkol kullanımı ile birlikte bebekte çeşitli doğumsal anomaliler gelişir.

– Hamileliğinizi takip eden doktorunuza danışmadan egzersiz yapılmamalıdır. Bunun yerine yürüyüş veya yüzme, hamile kişinin daha iyi uyumasına yardımcı olur, dayanıklılık ve direnç kazanmasını sağlar

– İşlenmiş gıda (Sosis, salam, hazır çorba, cips, şekerlemeler…) ve pişmemiş şarküteri ürünleri de tüketilmemelidir.

– Su içmeyi ihmal etmek en büyük yanlışlardan biridir. Besin maddeleri ve oksijen, bebeğe kan yolu ve suyla taşınır. Yeterli su içildiğinde anne ve bebeğin kanındaki elektrolite dengesi sağlanır. Bebeğin bulunduğu amniyotik sıvı sürekli kendini yenileyen yapıdır. Her ne kadar içilen su amniyotik sıvıyı arttırmasa da fazla değer faydaları göz önünde bulundurulmalıdır. Mümkünse günde 2.5 litre su tüketmek gerekir.

–  Normal hamilelik, diyabete meyil oluşturan ve insülin direnci ile seyreden bir dönem. Bu duruma genel olarak annenin vücudundaki hormonal değişiklikler ile plasentadan salgılanan hormonlar sebep olabilmektedir. Bu sebeple gebelikte anne fazla şeker ve tatlıdan kaçınmalıdır. Fazla şeker, gebelik şekerine bağlı olarak, düşüğe, bebek ölümlerine neden olabilir ve bebeğin doğum ağırlığının artmasına yol açarak doğum esnasında anneyi zorlar.

– Gebelik sebebi ile terleme ve vajinal akıntılar artar. Bu yüzden her gün banyo yapmak anne adayını hem rahatlatır hem de hijyen sağlar. Cildinizin ph dengesini bozacak sabun vb. temizleyici maddelerden uzak durmalısınız. Sabun cilt florasını bozarak mantar gibi enfeksiyonların oluşmasına sebep olur.

– Maydanoz gibi ödem giderici bitkiler ile rezene ıhlamur vb. bitki çaylarından uzak durulmalıdır. Bitki çaylarının içerisindeki etken maddeler ve içerdiği zirai ilaçlar vb. tespit edilemediği için hamilelik ve doğum sonrasında bitkisel çaylardan uzak durması önerilir. Bu tip yiyecek ve içecekler hamileliğinizin erken döneminde düşüğe sebep olabileceği gibi hamileliğinizin ilerleyen döneminde doğum sancılarını erken başlatabilir.

-Hamileliğinizin son döneminde emzirmeye bağlı gelişen göğüs çatlakları için göğüs ucu yaralarına özel formüle edilmiş tamamen bitkisel ürünleri kullanmaya başlayın. Yüksek alerjik risk ve pestisit içeren lanolin içerikli kremlerden ise tamamen uzak durun. İçeriğinde lanolin bulunan cilt bakım ürünleri, temizleyicilerden uzak durum. Organik içeriği ve katkı maddesi bulunmayan Sağlık Bakanlığı onaylı organik sertifikalı ürünler tercih edin.

[ Makale Önerisi: Emzirme hazırlıklarına yönelik Göğüs Ucu yaraları nasıl önlenir? Meme ucu çatlakları nasıl tedavi edilir? yazımı okumak için aşağıdaki görseli tıklayın! ]

Gögus ucu yarasi Göğüs Ucu yaraları nasıl önlenir Meme ucu çatlakları nasıl tedavi edilir? gögus ucu catlaklari gögus ucu catlaklari gögüs yaralarına ne iyi gelir gögüs ucu yarasına ne iyi gelir gögüs ucu yarası nasıl iyileşir gögüs ucu yaraları için emzirme gögüs ucu yaraları meme ucu yarası emzirirken yara olan memeye ne iyi gelir gögüs ucu yaralarına meme ucu yarasi emziren annelerde memede yara nasıl tedavi edilir emziren annelerin gögüs ucu yarasına ne iyi gelir emziren annenin gögüs yarası nasıl geçer emzirirken memenin yara olması emzirme döneminde gögüs yarası gögüs catlakları nasıl geçer gögüs ucu catlakları icin gögüs ucu yarası nasıl düzelir gögüs yaraları göğüs ucu yaraları nasıl geçer meme ucu catlaklari meme ucu yaralarina ne iyi gelir meme ucu yarasına ne iyi gelir dogumdan sonra gögüs yaraları gögüs ucu mantarina ne iyi gelir gögüs yaraları nasıl geçer meme ucu catlaklarina ne iyi meme ucu çatlağı meme ucu çatlakları Meme uçlarında yara

 


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir