fbpx

Ücretsiz Etkinlikler

İstanbul Büyükşehir Belediyesi  Kültür Merkezleri‘nde 15 Ekim 2011 Cumartesi günü ücretsiz olarak sahnelenecek çocuk oyunları:

 

Ücretsiz Etkinlikler: İBB KÜLTÜR MERKEZLERİ’NDE SAHNELENECEK ÇOCUK OYUNLARI

Ücretsiz Etkinlikler: İBB KÜLTÜR MERKEZLERİ’NDE SAHNELENECEK ÇOCUK OYUNLARI

15 Ekim 2011 Cumartesi Saat: 12.30 Diş Perisi

Düzenleyen: Koza Tiyatrosu  Yer: Yeşilpınar Kültür Merkezi

Kadir sürekli abur cuburlar ve asitli yiyecekler yiyip içmektedir. Dişlerini kesinlikle fırçalamaz ve dişlerinin taş gibi olduğunu söyleyip arkadaşları ile dalga geçer, bu yüzden arkadaşları ile arası hiç iyi değildir. Görevleri dişlerini fırçalamayan çocukların dişlerini çürütmekle görevli olan asit canavarları Kadir’in dişlerini çürütmek için harekete geçerler ve Kadir’i yakalayıp dişlerini çürütmeye çalışırlar. Kadir dişlerini bundan sonra düzenli olarak fırçalayacağını söylese de asit canavarları Kadir’i bırakmazlar. Diş perisi durumu görür ve Kadir’in dişlerini asit canavarlarından kurtarır.

 

 

15 Ekim 2011 Cumartesi Saat: 12.00 Pamuk Prenses Ve Yedi Cüceler

Düzenleyen: Tiyatro Alkış  Yer: Ümraniye Atakent Kültür Merkezi

Kötü kalpli ve güzelliğine düşkün olan kraliçe, sihirli aynasına her gün ülkenin en güzel kadınının kendisi olup olmadığını sorar. Bir gün ayna ona, Pamuk Prensesin kendisinden daha güzel olduğunu söyleyince sinirlenir ve Pamuk Prenses’i ülkeden uzaklaştırması için sarayın komutanı Kato’ya emir verir.

Yolda Pamuk Prensesin yaptığı iyiliklerden etkilenen Kato, Kraliçenin emrinin aksine Pamuk Prensesi sınıra yakın bir yere bırakır ve kaçar. Ormanda Kato’yu aramaya koyulan Pamuk Prenses Yedi Cücelerin eviyle karşılaşır ve çok dağınık olan evi toplar, temizler ve yemek yapar. Yedi cücelerinde sevgisini kazanan Pamuk Prenses artık onlarla yaşamaktadır… Kraliçe ülkenin en güzel kadını olmanın tadını çıkarmaya çalışırken, Ayna bir aksilik olduğunu fark eder ve Kraliçeyi uyarır, çünkü Yedi Cüceler’in evi tam sınırdadır.

Sarayda yaşamasına izin verdiği Karga ile birlikte bir büyü hazırlayan Kraliçe, yaşlı kadın kılığına girerek Pamuk Prenses’e zehirli elma ikram eder, zehirli elmayı alan Pamuk Prenses elmayı ısırır ve bayılır. Artık Pamuk Prensesin uyanması ve yaşaması için tek bir şansı vardır “Onu yürekten seven birinin öpücüğü”…

15 Ekim 2011 Cumartesi Saat: 12.00 Minik Dev

Düzenleyen: İstanbul Çocuk Sanat Tiyatrosu Yer: Tuzla İdris Güllüce Kültür Merkezi

Annesi ve babası ile birlikte tepelerdeki evlerinde yaşayan minik dev artık yeterince büyüdüğünü düşünmektedir. Yeni yerler görmek ve arkadaşlar tanıyabilmek için gizlice şehre, insanların yanına gider.

Şehirdeki insanlarla olan ilişkileri ve başından geçen maceralar komik bir dille anlatılmaktadır.

Oyunda arkadaşlığın ve paylaşmanın önemi ana mesaj olarak anlatılmaktadır. Çevrenin korunmasının önemi yine ana mesajlardandır.

15 Ekim 2011 Cumartesi Saat: 12.00 Robinson

Düzenleyen: Masal Gerçek Tiyatrosu Yer: Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi

Robinson, gemisi bir fırtınada batınca ıssız bir adaya sığınır. Ancak ada sanıldığı gibi ıssız değildir. Adanın Cuma, Hulugali Kuşu, ejderha ve köpek balıklarından oluşan başka sakinleri de vardır. Robi adlı bebeğiyle adada yaşamaya çalışan Robinson, günün birinde onlarla karşılaşır ve aralarında dostluk kurmaya çalışırlar.

Ancak bu o kadar kolay değildir. Çünkü ada sakinleri ilkel olmakla birlikte doğanın sırrını çözmüş, onunla barışık ve içlerinden geldiği gibi yaşamaktadırlar. Robinson’un ise katı kuralları vardır. Robinson, Cuma’yı da bu kurallarla eğitmeye çalışır. Ona giyinmeyi, okumayı ve yazmayı öğretir. Fakat Cuma bu durumdan hiç de hoşnut değildir. İçinden geldiği gibi yaşamak, dans etmek, şarkı söylemek istemektedir. Bütün bunlar Robinson’un yasaklar listesinde olduğundan Cuma fena halde sıkılmaktadır.

Bu durumu Hulugali Kuşu ve Ejderha ile paylaşıp bir çare bulmaya çalışırlar ve Robinson’a adanın sırrını vermeye karar verirler. Eğer Robinson, bu sırrı çözerse çok büyük bir hazinenin sahibi olacaktır. Bu sırrı çözen Robinson, yaptığının yanlış olduğunu anlar ve kurallarını bir tarafa bırakıp insan ve doğa sevgisinin aslında her şeyden önemli olduğunu keşfeder. Uygarlığın insanları doğadan uzaklaştırıp yalnız ve sevgisiz bıraktığını farkeder. Bu da ona armağan edilen en değerli hazinedir.

15 Ekim 2011 Cumartesi Saat: 12.00 Sevimli Kahramanlar

Düzenleyen: Oyuncu Tayfası Yer: Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi

Pinokyo, Keloğlan, Oburiks, Şirinbaba, Pamuk Prenses ve Cadı… Evet, yanlış duymadınız hepsi aynı hikâyede… Nasıl mı?

Bir oyun düşünün; içinde, iyisiyle-kötüsüyle en tatlı, en cadı halleriyle masal kahramanları…

Bir oyun düşünün; müzikli, bol eğlenceli, hareketli, dur durak nedir bilmeyen…

Bir oyun düşünün; rengârenk kostümler, rengârenk bir salonda rengârenk bir seyirciye oynanan…

15 Ekim 2011 Cumartesi Saat: 12.00 Renkler Ülkesinin Hikâyesi

Düzenleyen: Temmuz Yapım Yer: Güngören Erdem Beyazıt Kültür Merkezi

Ödevi için hikâye okuması gereken Işıl çok sıkılır ve ailesinden yardım ister. Işıl’ın hikayeyi okumadan özetini çıkarmak istediğini anlayan ablası ona bir kalem verir ve arkadaşları gelmeden ödevini bitirmesini ister. Hikayeyi okumaya başlayan Işıl kalemini yatağının altına düşürür ve kalemini ararken kendisini Renkler Ülkesi’nde bulur. Burada tanıştığı Kırmızı kalem, Kurşunkalem, Silgi ve Suluboya’dan okuduğu hikayeyi anlatmalarını ister. Hikayeyi anlatmanın Işıl’a faydası olmayacağını düşünen kahramanlar, hikaye okumayı nasıl eğlenceli hale getirebileceğini göstermek için Işıl’ın okuduğu hikayeyi canlandırmak isterler. Renkler Ülkesi’ndeki kahramanların Işıl’ın anlatımıyla hikayedeki eşek, kedi, köpek ve horozun başına gelenleri oynarken sizin yardımınıza ihtiyaçları olacak.

15 Ekim 2011 Cumartesi Saat:12.00 Güzel Ve Çirkin

Düzenleyen: Altınok Tiyatrosu Yer: Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi

Kibar bir şamdan, dakik bir saat,

Titiz bir çaydanlık, neşeli bir süpürge,

Dans eden tabaklar, çatallar, kaşıklar, peçeteler…

Hepsi bu oyunda…

Büyük ve güzel bir şatoda yaşayan, yakışıklılığı ile övünen kendini beğenmiş prens, yapılan bir büyü sonrası korkunç bir canavara dönüşürken; sarayda yaşayanlarda büyünün etkisi altında kalırlar. Prens sevmeyi ve sevilmeyi öğrendiği zaman büyü bozulacaktır. Aksi halde ömrünün sonuna kadar korkunç bir canavar olarak yaşamak zorunda kalacak olan Çirkin giderek bu gerçeği kabullenmeye başlar; ta ki karşısına Güzel çıkana dek…

15 Ekim 2011 Cumartesi Saat: 12.00 Çöp Canavarı

Düzenleyen: Cengiz Özek Gölge Tiyatrosu Yer: Başakşehir Kültür Merkezi

Siz denize çöp attınız mı?

Peki denizlere atarken hiç aklınıza gelmedi mi; bu çöpler ne oluyor… Denizleri temizlemekten sorumlu bir balık var! Bu balık o kadar çok çöp yemiş ki bir canavara dönüşmüş; ama iyi yürekli. Bütün çöpleri büyük bir iştahla yiyor. Yalnız pet şişeden nefret ediyor. Onları denizlere atanlara çok kızıyor.

O da ne!

Karagöz bir pet şişe atıyor denize. Bir hışımla fırlıyor, denizin dibinden “Çöp Canavarı” ve Karagöz’ün karşısına dikiliveriyor…

15 Ekim 2011 Cumartesi Saat: 12.00 Küçük Kız Ve Yıldızlar

Düzenleyen: Uygur Çocuk Sanat Tiyatrosu Yer: Sultanbeyli Kültür Merkezi

Papatya 6 yaşında bir kız çocuğudur. Bir gece rüyasında Kaf dağının tepesindedir. Elini gökyüzüne uzatır ve bir yıldıza ulaşır. Tam bu esnada uyanır. Papatya annesine yıldızları sorar, yıldızlar gerçekten bu kadar yakın mıdır? Bu soru Hayal dünyasının fantastik işçileri olan Pisi, Mini ve Mami için görev demektir. Papatya hayal kurmayı öğrenmelidir. Hayal İşçileri, Papatya’nın rüyasını düzenlerler. Papatya rüyasında bir yolculuğa çıkar. Yıldızlara ulaşmak için Kaf dağının en tepesine gidecektir. Bu yolculukta birbirinden renkli ve ilginç karakterler Papatya’nın karşına çıkacaklardır. Aslında bu karakterlerin hepsi Hayal İşçileri’dir. Zaman zaman kötü, kimi zaman da iyi karakterler olarak Papatya’ya bu yolculuğunda eşlik ederler. Bu rüya içerinde bir yandan da annesi onu takip etmektedir. Kızının başına kötü bir şey gelmesinden korkmaktadır. Hayal işçileri anne Gülenay’ın kızının rüyasındaki müdahalesine karşı çıkarlar. Bunun bir sebebi vardır: Papatya büyümektedir, kendi ayakları üzerinde durabilmeyi öğrenmelidir. Rüyada başarılı ya da başarısız olabilir. Ne olursa olsun, nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın bu Papatya’nın tercihi olacaktır. Papatya’nın özgüvenini geliştirebilmek için böyle bir yolculuk çok uygundur. Önemli olan sonuç değil yolculuğa çıkabilme cesaretini kendinde bulmasıdır. Birçok zorluktan sonra Papatya amacına ulaşır. Artık yıldızlara kavuşur. Rüya sonlanır. Papatya hayal kurabilmektedir. Aynı anda annesini ne kadar özlediğini de fark etmiştir. Papatya hayallerini ve annesini hiç bırakmayacaktır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir