fbpx

Ücretsiz Etkinlikler: Ücretsiz Çocuk Oyunları IBB Kültür Merkez'lerinde Ücretsiz Etkinlikler

İstanbul Büyükşehir Belediyesi  Kültür Merkezleri‘nde 26 Kasım 2011 Cumartesi günü ücretsiz olarak sahnelenecek çocuk oyunları:

26 Kasım 2011 Cumartesi Saat: 12.00 MERAKLI PENGUENLER

Ücretsiz Etkinlikler: Ücretsiz Çocuk Oyunları IBB Kültür Merkez'lerinde

Ücretsiz Etkinlikler: Ücretsiz Çocuk Oyunları IBB Kültür Merkez'lerinde

Düzenleyen: İstanbul Çocuk Sanat Yer: Ümraniye Atakent Kültür Merkezi

Buz dağlarında kaybolan arkadaşlarını arayan penguenlerin öyküsü komik bir dille anlatılmaktadır. Oyunda doğal dengenin korunması ve çevre bilincinin geliştirilmesi ana mesajlar olarak verilmektedir.

26 Kasım 2011 Cumartesi Saat:12.00 FARELİ KÖYÜN KAVALCISI

Düzenleyen: Tiyatro Mie Yer: Sultanbeyli Kültür Merkezi

Ülkenin birinde bir köy varmış, bu köydeki halk mutlu günlerini geçirirken bir gün köyü sevimli fareler basar. Komik Fareler köydeki bütün evleri ve dükkanları ele geçirirler. Fırıncının ekmekleri, bakkalın peynirleri, manavın meyve sebzeleri hepsi sevimli fareler tarafından yenir. Danslar, şarkılarla şirin fareler ve insanlar arasında kovalamaca başlar. Bu durumdan rahatsız olan halk bir çözüm aramak için toplanırlar. Çözüm olarak kralın huzuruna çıkıp ondan yardım istemeye karar verirler. Kralın huzuruna çıktıklarında akıllarına bir fikir gelir ve kraldan kedisini fareleri kaçırmak için vermesini isterler. Kediyi köye getirip farelerin üstüne salarlar fakat fareler kediyi kaçırıp galip gelirler. Halk başka bir çare ararken kaval çalan bir genç şehri farelerden kurtarabileceğini söyler ve bunun karşılığında kraldan talepleri olur. Halk sevimli farelerden kurtulacakları için aldıkları bu haber karşısında çok sevinirler. Kavalcı güzel, melodik bir müzik çalmaya başlar. Sürprizlerle dolu sahneler birbirini izler…

26 Kasım 2011 Cumartesi Saat: 12.00 BİLGİSARAYI.COM

Düzenleyen: Renkli Sahne Yer: Tuzla İdris Güllüce Kültür Merkezi

Maviş ve arkadaşları ormanda yaşayan kelebeklerdir. Maviş, kalıplaşmış düşünce ve inançlara sahip kelebekler arasında öğrenmeyi seven, sürekli araştıran ve yeni bilgiler edinmeye çalışan bir kelebektir. Maviş kelebek avcılarından ve kuşlardan nasıl korunabileceği konusunda sürekli araştırma yapar. Yeni bilgilere ulaştıkça insanlardan ve diğer canlılardan nasıl korunabileceği konusunda yöntemler bulur.

Öğrendiği bilgileri arkadaşları ile paylaşan Maviş’e arkadaşları bu bilgileri nereden öğrendiğini sorarlar. Maviş onlara bilgisayarı gösterir ve anlatır. Maviş sahip oldukları düşüncelerin tam tersini söylemektedir ve bu onları korkutur. Bunun üzerine Maviş’in babasına bilgisayarı ve söylediklerini anlatırlar.

Babası söylediklerini ispatlaması için Maviş’e bir şans verir. Bu arada arkadaşları Maviş’in bilgisayarını karıştırırken bazı oyunlar bulurlar. Bunu Maviş’e söylerler, Maviş onlara iyi ile kötünün hep yan yana olduğunu, ama iyiyi seçmeye kendilerinin karar vereceğini söyler ve kendisinin bilgisayarı oyunlar için değil dünyadaki yepyeni bilgilere ulaşmak için kullandığını açıklar. İkna olan arkadaşları Maviş’e söylediklerinin doğruluğunu kanıtlaması konusunda yardımcı olmaya karar verirler. Hep birlikte avcı için bir oyun hazırlayarak avcıdan bir daha kelebekleri avlamayacağı konusunda söz alırlar.

26 Kasım 2011 Cumartesi Saat: 12.00 RENKLER ÜLKESİNİN HİKAYESİ

Düzenleyen: Temmuz Yapım Yer: Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi

Ödevi için hikâye okuması gereken Işıl çok sıkılır ve ailesinden yardım ister. Işıl’ın hikayeyi okumadan özetini çıkarmak istediğini anlayan ablası ona bir kalem verir ve arkadaşları gelmeden ödevini bitirmesini ister. Hikayeyi okumaya başlayan Işıl kalemini yatağının altına düşürür ve kalemini ararken kendisini Renkler Ülkesi’nde bulur. Burada tanıştığı Kırmızı kalem, Kurşunkalem, Silgi ve Suluboya’dan okuduğu hikayeyi anlatmalarını ister. Hikayeyi anlatmanın Işıl’a faydası olmayacağını düşünen kahramanlar, hikaye okumayı nasıl eğlenceli hale getirebileceğini göstermek için Işıl’ın okuduğu hikayeyi canlandırmak isterler.

26 Kasım 2011 Cumartesi  Saat: 12.00 KAPTAN AMCA VE TAYFASI

Düzenleyen: Mavi Uçurtma Komedi Tiyatrosu Yer: Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi

Kaptan Amca trafik kurallarına uymayan bir sürücü yüzünden hanımını ve çocuğunu kaybeder ve daha sonrasında bir limanda gördüğü ufak bir çocuğu yanına alıp, ona evlat sevgisini vermek ve okula gönderip, iyi bir geleceğinin olmasını sağlamak ister. Fakat, Tayfa çok yaramaz ve bir o kadar da zekidir. Yalnız okula gitmek istememektedir. Gezmek dolaşmak onun için daha keyiflidir. Kaptan Amca ise, gemide tanıştığı bir öğretmenden bu konuda yardım ister ve yardımlaşma sonucu çocuğa güzel alışkanlıklar kazandırılır.

26 Kasım 2011 Cumartesi Saat: 12.00 OYUNCAKLAR

Düzenleyen: Tiyatro Alkış Yer: Güngören Erdem Beyazıt Kültür Merkezi

Bozuldukları için bir rafa atılan oyuncaklar artık işe yaramadıkları için çok üzgündürler ama yaz gelince açılan pencereden tesadüfen eve giren uğur böceği ile bir anda hayatları değişir. Çünkü Uğur böceğinin tamir etme yeteneği vardır. Bozuk oyuncaklarla dost olan Uğur böceği, onları teker, teker tamir etmeye başlar. Bu arada çocuklara yeni bir robot oyuncak alınmıştır. Bu robot, bozuk oyuncakların tamir olduğunu görünce gözden düşmemek için, bir gece tamir olan oyuncakları tekrar bozar. Sabah uyandığında Uğur böceği hem bozuk oyuncakları, hem de sonbahar geldiği için kapanmakta olan pencereyi görür. Çok acil bir karar vermek zorundadır. Yaşamak için doğada olmak zorundadır. Bozuk oyuncaklara ve kendine bir dahaki yaza onları tamir etmek için geri döneceğine söz verir ve gider. Bu sefer çocuklar, sırf sıkıldıkları için robot oyuncağı bozuk oyuncakların yanına atarlar. Bütün oyuncakları bozduğu için robot yalnız kalır, konuşacağı hiç kimsesi yoktur. Yaptığına çok pişmandır. Yaz gelir, Uğur böceği sözünü tutar ve geri döner. Hemen bozuk oyuncakları tamir eder ve en büyük yardımcısı da robot olur.

26 Kasım 2011 Cumartesi Saat: 12.00 ALADDİN ‘İN SİHİRLİ LAMBASI

Düzenleyen: Altınok Tiyatrosu Yer: Başakşehir Kültür Merkezi

Mucizeler Mağarası’nda bulduğu sihirli lamba Alaaddin’in hayatını değiştirir. Ancak kötü kalpli Cafer ve papağanı Yagu lambanın gizli güçlerinin peşindedir. Alaaddin ve maymunu Abu, Lamba Cini ile birlikte, güzel prenses Yasemin’i kötü yürekli Cafer’den kurtarmak ve kendisiyle evlenebilmek için uçan halıları ve bayan halıyı da yanlarına alarak saraya gelirler.

Alaaddin’in kimse de olmayan bir gücü vardır. O da Sihirli Lambası… Kılıktan kılığa giren yerinde duramayan, çılgın cini sayesinde Alaaddin artık bir prenstir.

26 Kasım 2011 Cumartesi Saat:12.00 KÜÇÜK KIZ VE YILDIZ

Düzenleyen: Uygur Çocuk Tiyatrosu Yer: Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi

Papatya 6 yaşında bir kız çocuğudur. Bir gece rüyasında Kaf Dağı’nın tepesindedir. Elini gökyüzüne uzatır ve bir yıldıza ulaşır. Tam bu esnada uyanır. Papatya annesine yıldızları sorar, yıldızlar gerçekten bu kadar yakın mıdır? Bu soru Hayal dünyasının fantastik işçileri olan Pisi, Mini, Mami ve Sali için görev demektir.

Papatya hayal kurmayı öğrenmelidir. Hayal İşçileri, Papatya’nın rüyasını düzenlerler. Papatya rüyasında bir yolculuğa çıkar. Yıldızlara ulaşmak için Kaf Dağı’nın en tepesine gidecektir. Bu yolculukta birbirinden renkli ve ilginç karakterler Papatya’nın karşına çıkacaklardır. Aslında bu karakterlerin hepsi Hayal İşçileri’dir. Zaman zaman kötü, kimi zaman da iyi karakterler olarak Papatya’ya bu yolculuğunda eşlik ederler.

Bu rüya içerinde bir yandan da annesi onu takip etmektedir. Kızının başına kötü bir şey gelmesinden korkmaktadır. Hayal işçileri anne Gülenay’ın kızının rüyasında ki müdahalesine karşı çıkarlar. Bunun bir sebebi vardır: Papatya büyümektedir, kendi ayakları üzerinde durabilmeyi öğrenmelidir. Rüyada başarılı ya da başarısız olabilir. Ne olursa olsun nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın bu Papatya’nın tercihi olacaktır. Papatya’nın özgüvenini geliştirebilmek için böyle bir yolculuk çok uygundur. Önemli olan sonuç değil yolculuğa çıkabilme cesaretini kendinde bulmasıdır.

Birçok zorluktan sonra Papatya amacına ulaşır. Artık yıldızlara kavuşur. Rüya sonlanır. Papatya hayal kurabilmektedir. Aynı anda annesini ne kadar özlediğini de fark etmiştir. Papatya hayallerini ve annesini hiç bırakmayacaktır.

26 Kasım 2011 Cumartesi Saat: 12.30 NASRETTİN HOCA İLE KARAKAÇAN

Düzenleyen: Goncagül Tiyatrosu Yer: Yeşilpınar Kültür Merkezi

Halk bilgemiz Nasreddin Hoca bu kez emektar eşeği Karakaçan ile fıkralarında canlanarak Hüseyin Goncagül’ün sahne yorumuyla sevenleriyle buluşuyor. Asırlar sonra Karakaçanı ile karşımıza çıkan Hoca kendi çağında güldürerek verdiği derslerin aynısını bir kez daha günümüz diliyle aktarmakta izleyenlerine. Hoca’nın yol arkadaşı eşeği Karakaçan ile ilgili maceraları bu sahnede müzikli şarkılarla canlandırılıyor. Zaman zaman seyircilerin arasına da karışan sevimli Karakaçan, bazen de sahnede minikleri sırtına bindirip Hoca’nın küçük torunlarına keyifli dakikalar yaşatmakta.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir