fbpx

Zehirleniyoruz! Annesinin Meleğinden / Genel Kültür / Sağlık

Kansere Çözüm Önerileri ve Kaliteli Yaşam İçin Gerekenler

Kanserin çağın vebası, kötü hastalık, illet hastalık vb. bir çok korkutucu ismi var. Gün geçtikçe kanserli hasta sayısı artıyor, bunun en büyük nedenlerinden biride fast food, konvansiyonel tarım, kimyasallar, çevre kirliliği, toksinler vb.

Zehirleniyoruz!

Zehirleniyoruz!

Zehirleniyoruz!

Bugün, 1940’larda olmayan/bilinmeyen, yaklaşık 80.000 sentetik kimyasal madde dünyada bulunmakta/kullanılmaktadır.

Her yıl 1.500 kadar yani kimyasal madde piyasaya sürülmektedir.

Bugün vücudumuzda 60 yıl önce bilinmeyen/bulunmamış yaklaşık 400-500 kimyasal madde taşıdığımız tahmin edilmektedir.
İnsan Vücudunda Biriken Başlıca Kimyasal Toksinler:
  • Dioksalat ve furan bileşikleri: PVC, endüstriyel beyazlatma ve yakma yan ürünleri
  • Fitalat: Kozmetik malzemeler
  • Uçucu organik kimyasallar: Ksilol, etil benzen vb.
  • Ağır metaller: Kurşun, cıva, kadmiyum vb.
  • Böcek ilaçları: Organik fosfat, organik klor vb.

Organik tarım yönetmeliğinde sadece 4 çeşit kimyasal maddenin oldukça sınırlı koşullarda kullanımına izin var. Oysaki konvansiyonel tarımda yaklaşık olarak 450 farklı kimyasal madde kullanılmaktadır. Türkiye’de en yaygın kullanılan ve yeterli denetimler yapılmadığı için yüksek oranda kullanılan kimyasal ise pestisittir. Yüksek oranda pestisite maruz kalmış bir sebze veya meyveyi en titiz yıkama koşullarına rağmen ancak %7 oranında temizleyebilirsiniz. Meyve veya sebzenin %93’üne kimyasal bulaşmış ve dokularına yayılmış olur.

Gereksiz ilaç kullanımı kişiyi kronik olarak zehirlerken, ilacı şeker zannedip yiyen çocukların ölümüne neden olabilmektedir.

Güvensiz Katkı Maddeleri:

  • Aspartam
  • BHA
  • BHT
  • Blue number 1
  • Brominated vegetable oil (BVO)
  • Citrus red number 1
  • Mono sodyum glutamat (MSG)
  • Propil gallat
  • Red number 1
  • Red number 40
  • Sakkarin
  • Na nitrit
  • Sülfit
  • TBHQ
  • Yellow number 6
  • Kinin

Güvenli Katkı Maddeleri:

  • Alginat ve propilenglkolalginat
  • E vitamini (alfa-tokoferol)
  • C vitamini(askorbik asit)
  • Bata-karoten
  • Ca ve Na propionat
  • Kazein ve sodyum kazein
  • Sitrik asit ve sodyum sitrit
  • Ferröz glukonat
  • Fumarik asit
  • Jelatin
  • Gliserin
  • Guar gum
  • Gum arabik (arap zamkı)
  • Gum tragacanth
  • İnvert şeker
  • Karaya
  • Laktik asit
  • Lesitin
  • Mannitol
  • Potasyum sorbat
  • Sodyum benzoat
  • Sorbik asit
  • Sorbitol
  • Vanilya

Kırmızı Et Kanser Yapar mı?

Kırmızı Et Kanser Yapar mı?

Kırmızı Et Kanser Yapar mı?

Araştırmalar gösteriyorki işlenmemiş kırmızı etin kanser üzerinde herhangi bir arttırıcı etkisi yok. İşlenmiş gıdaların haftada 5 kez yada daha fazla yendiğinde; domuz pastırması, sucuk, salam, sosis, pastırma gibi mesane kanserine yol açtığı belirlenmiştir. Nitrat tüketimi arttıkça erkeklerde mesane, kadınlarda yumurtalık kanseri olma olasılığı artmaktadır.

Aflatoksin – Kanser İlişkisi

Küflenmiş bulgur, mısır, yer fıstığı, pirinç, buğday, fındık, pul biber ve diğer yağlı tohumlarda üreyen küfler ve onların toksinleri (aflatoksin) kansere neden olabilmektedir.

Yüksek miktarda aflatoksin içeren gıdaları yiyenlerde karaciğer kanseri sık görülmektedir. 60’lı yıllarda süt tozu ile okullarda yapılan kampanyalar karaciğer kanserini artırdığı için terk edilmiştir.
Nemli ortamda uzun süre kurutulan kırmızı biberde küfler ve onların toksinleri (aflatoksin) üremekte ve kansere (karaciğer) neden olabilmektedir. Kaliteli ve sağlıklı kırmızı biberin nemsiz ortamda kurutulup, daha sonra da zeytin yağla yağlanarak saklanması bu riski ortadan kaldırmaktadır. Satın alınırken kırmızı biberin topak topak olmaması ve küf  kokmuyor olmasına dikkat edilmelidir.

Plastik Ürünler

Plastik ürünlerle ilgili kulaktan kulağa, internet ortamında pek çok farklı birbiriyle çelişen bilgiyle karşılaştığınız ve kafanız karıştı değil mi? Aslında plastik ürünler ne tamamen masum ne de tamamen suçlu. Plastik ürünlerle ilgili bilmeniz gereken en önemli bilgi; plastiğin sınıflandırılmış olmasıdır. Peki bu ne anlama geliyor? Plastik ürünler içerisindeki kimyasala, dayanıklılığa, üretim şekline, ücretine vb. kriterlere göre 7 sınıfa ayrılır. 3, 6 ve 7 numaralı plastik ürünlerden kesinlikle uzak durmanızı tavsiye ederim. 
Maliyeti düşürmek ve daha çok kâr elde edebilmek için üretilen “çok ince” plastik bardak ve tabaklar 70-90 derece sıcaklığındaki sıvılar içine konduğunda tehlike yaratır.
Sıcak sıvı, plastik malzemeyi eritir. Toksik maddeler ilk önce sıvıya sonra ağız yoluyla vücuda geçer ve kansere yol açabilir.
Kağıt bardaklar için toksinlerin sıcak suya geçme ihtimali düşüktür.

Özellikle ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği’nde yaygın olarak plastik bardak yerine kağıt bardak kullanılıyor.

Alüminyum Folyo ve Streç Film Kullanımı

Alüminyum folyo ve streç film bazı maddelerle bir araya geldiğinde reaksiyona geçip çözünür. Özellikle uzun süre alüminyum folyoda kalan sıcak, sulu, asitli yiyecekler aşınmaya neden olabilir.
Bu malzemelerin sürekli kullanımı halinde ise Alzheimer ve kanser gibi birçok ciddi sağlık sorununa neden olabilir.
Alüminyum folyoyu tamamen koruma amaçlı olarak kullanmak, yani yiyeceği folyoya sarıp buzdolabına koymak sağlıklıdır. Ancak saklanacak gıdanın ıslak, çok tuzlu ya da limonlu olmaması gerekiyor.
Alüminyum folyoya ısıtma işlemi uygulamak, balık v.s yiyeceği alüminyum folyoya sarıp fırında pişirmek sakıncalıdır. Alüminyum folyo yerine mumlu kağıt tercih edilmelidir.

Kalıcı Makyaj Ürünleri, Saç Boyaları

Kalıcı makyaj ürünlerinin içerisinde ağır metaller bulunur. Kurşun, Nikel ve Alüminyum gibi. Bu tip maddeler vücudumuzda birikir ve kansere veya yeni doğacak çocuğumuzda otizme sebep olur.

Toksinlerden Kurtulmanın Yolları

  • Hiçbir şekilde tatlandırıcı ve tatlandırıcı içeren ‘light’ hafif yiyecek ve içecek tüketmeyin.
  • Katkı maddesi ilave edilmiş, paketlenmiş gıdaları yemeyin.
  • Bol taze sebze ve meyve yiyin
  • Her sebze ve meyveyi mevsiminde yiyin.
  • Yeterli omega-3 alın; ayçiçeği, mısır, soya, pamuk ve margarin gibi yağları  diyetinizden çıkartın. Bunların yerine zeytinyağı ve doğal hayvani yağları (tereyağı, iç yağı ve kuyruk yağı) yiyin.
  • Kefir, yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve boza gibi probiyotiklerden (faydalı mikroplar) zengin gıdalarla beslenin.
  • Özgür dolaşan hayvanların etini, sütünü ve yumurtasını yiyin.
  • İçtiğiniz suyun ayrıntılı analizini öğrenin. Bu özellikleri olmayan suyu tüketmeyin.
  • Suların eskiden olduğu gibi cam damacana ve şişelerde satılması için mücadele edin.
  • Pastörize sütlerden mümkün olduğunca kaçının. UHT’li kutu sütü tüketmeyin.
  • Mümkünse mandıra sütü, yoksa günlük şişe sütü tüketin.
  • Küflenmiş gıdaları yemeyin.
  • Beyazlatılmış un mamüllerini tüketmeyin.
  • Şampuan, deterjan, parlatıcılardan toksin içermeyenleri kullanın, bunların yerine doğal ve eski seçenekleri kullanın.
  • Mikrodalga fırın yerine turbo fırın kullanın.
  • Amalgam diş dolgusu yaptırmayın.
  • Çocuklarınıza flor tableti vermeyin ve eğer yutacaklarsa florlu macun kullandırtmayın.
  • Teflon, aluminyum ve kalaysız bakır kaplar kullanmayın.

Kaynak:

Prof. Dr. Ahmet Aydın – İstanbul Üni. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi – Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir