Mutlu Çocuklar Nasıl Yetiştirilir?


Bebek Gelişimi / Bebek/Çocuk Eğitimi

Mutlu Çocuklar Yetiştirmek için 11 temel kural

 

Mutlu, özgüveni yüksek, kendine ve başkalarına karşı saygılı bireyler, mutlu bir çocukluktan yetişir.
Hepimiz hayatımız boyunca birçok acı-tatlı, iyi-kötü, sevgi dolu-sevgisiz anlar yaşarız. Beynimiz çoğunlukla kötü anları bilinçaltımızın arkalarına karanlıklarına iter, hayata devam edebilmememiz için unutmamızı sağlar. Elbette bu anlar içerde bir yerlede saklansada bu yaşanmışlıklar bizi, mizacımızı şekillendirir, bizleri dönüştürür.

Mutlu çocuk yetiştirmek istiyorsanız

Hayatımızın her anında iç huzurumuzu koruyabilirsek, dengeli ve sağlıklı bir yaşam bizler için mümkün.

Biz ebeveynlere düşen görevde çocuklarımıza huzurlu mutlu bir ortam sunmak, çocuklarımızın iç huzurlarını korumalarını öğretmek, liderlik etmek. Dünyaya gelen her çocuk, annesi-babası tarafından yetiştirilemiyor maalesef. Mutluluk ve neşe bulaşıcıdır. Mutlu aile mutlu çocuk demektir. Bu yazıyı çocuk yetiştiren tüm anneler, babalar, halalar, teyzeler, anneanneler, babaanneler ve bakıcılık görevi üstlenmiş kişiler için yol gösterici olması amacıyla kaleme aldık. Önerilerimiz hem sizin hem de çocuklarınız için…

Mutlu ve başarılı çocuklar yetiştirmek, anne babalardan ve ebeveynlerin çocuklarını nasıl yetiştirdiklerinden başlıyor. Çocuğunuza sıcak, sevgi dolu bir ortam mı sunuyorsunuz yoksa yaşamın zorluklarına hazırlanması için katı kurallar mı? Her çocuk için anne ve babası tüm dünyayı temsil eder. Siz ona nasıl davranırsanız, çocuğunuz dünyanın geri kalanının da öyle davranacağını zanneder.

 

Tutarlılık
Tutarlılık; dile getirilen ile yapılan arasında doğru orantı olmasıdır. Kant tutarlılık için “Bir bilgenin sahip olması gereken en temel özelliktir, lakin günümüzde çok nadir rastlanır” der. Her çocuk yetiştirenin bir bilge sabrına ulaşmasına beklemesekde, çocuk yetiştiren kişilerin çelişkiye düşmemesi,  tutarlı olmasını hatırlatmaya gerek yok. Tutarlılığı herkes özellikle kendisi için ister ama çoğu zaman karşısındakine uygularken o kadar kararlı olamaz. Sanırım bireylerin en zorlandıkları noktalardan biri tutarlılık. Çocukların yetiştirildiği ortamda olması gereken en önemli davranış biçimi tutarlılıktır. Doğru rol model olabilmek; sözlerimizle davranışlarımızın birbirine örtüşmesi ile mümkün olur. Anne ve baba mutlaka aynı görüşe sahip olmalı, biri davranışı olumlu görüp diğeri ceza uygulamamalıdır. Bir davranışın kimi zaman ödüllendirilmesi kimi zaman da cezalandırılması, cezanın anlamı ve suçun niteliği hakkında kuşku uyanmasına neden olduğundan çocuk ne zaman, nerede, ne yapacağını bilemez.
Sevginizi gösterin

Kuşkusuz her ebeveyn çocuğunu çok sever. Önemli olan bunu doğru biçimde göstermek ve sevginin koşulsuz olduğunu öğretmektir. Koşullar ve istekler üzerine kurulmuş sevgi ilişkileri, hem karşılıklı güven sorgulamasına açıktır hem de temel olarak değersizlik hissi yaşatır. Her birey koşulsuz sevildiği zaman mutludur ve koşulsuz sevmeyi öğrendiği zaman huzurludur. Çocuklarına özenli davranan, sevgisini açıkça gösteren ve onlardan gelen isteklere zamanında ve uygun bir dille cevap veren bireyler daha özgüvenli çocuklar yetiştirirler.
Yapabileceği işlerde görev ve sorumluluk verin
Çocuklar hangi yaş grubunda olursa olsun işe yaradığını hissetmek, gruba katılmak ve dahil olmak ister. Dahil edilen, görev verilen çocuklarımız, yerine getirdiği işler ile yeterlilik hissini, kendini var etme hissini pekiştirir. Merdivenden çıkmak, masa hazırlamak, kapıyı açmak, ufak tefek ev işlerinde görevlendirilmek ve bunun gibi her yaş grubuna uygun birtakım fiziksel eylemleri gerçekleştirmesine izin vermek, çocuğunuzun özgüvenini pekiştirir ve başarma duygusunu tatmasını sağlar. Çocuklar görevlendirildikleri işi yaptıklarında hayatın bir parçası olmak için bir şeyler yapmaları gerektiğini anlar ve gelecekte meslek sahibi olduklarında çalışma arkadaşlarıyla daha iyi işbirliği kurup daha anlayışlı, sorumlu ve empatik bireyler olurlar.
Rekabetçi değil işbirlikçi olmayı öğretin
Rekabetçi yaklaşım her birey için uygun değildir. Herkeste aynı etkiyi göstermez.Ama işbirliği duygusu, bütünleştirici, öğretici ve içinde saygı barındıran bir duygudur. Takım sporları, grup çalışmaları, birlikte oynadığınız oyunlar, okul projeleri gibi faaliyetlerde birleştirici ve tamamlayıcı yaklaşımda bulunmayı tercih edin.

Mutlu Çocuklar Yetiştirmek için 11 temel kural... Mutlu, özgüveni yüksek, kendine ve başkalarına karşı saygılı bireyler, mutlu bir çocukluktan yetişir.Çocuklarınızla doğada daha fazla zaman geçirin. Çıplak ayakla çimlerde eğlenmesine izin verin.Mutlu çocuk yetiştirmek istiyorsanız,tutarlılık,mutlu cocuk yetistirmenin sirlari,mutlu çocuk yetiştirme sanatı,çocuğun mutluluğu sözleri,Mutlu çocuk yetiştirmenin sırları!,Mutlu Çocuğun 11 Sırrı,Mutlu çocuk yetiştirmenin sırrı nedir,Mutlu çocuğun sırrı,Uyuyan çocuk mu mutludur, mutlu çocuk mu uyur,tutarlılık,Mutlu çocuk nasıl olur,Hayatı mutlu yaşayabilmek için,Mutlu Ailenin Sırrı,Mutlu çocuğun sırrı mutlu aile,Mutlu Çocuk Sahibi Olmanın Sırları,ÇOCUK BÜYÜTÜRKEN ÖNERİLER,çocuk büyütenlere öneriler,Bebek Eğitimi, Çocuk Gelişimi, Zeka Gelişimi,Mutlu Çocuk Sahibi Olmanın Sırları,mutlu çocuklar yetiştirmek için öneriler

Çocuklarınızla doğada daha fazla zaman geçirin. Çıplak ayakla çimlerde eğlenmesine izin verin.

Saygı duymayı ve göstermeyi öğretin
Saygı uyandıran ebeveynler olmayı tercih eden ailelerin çocukları otorite tarafından bastırılmış hissetmek yerine buna saygı duymayı öğrenirler. Çocuklarımıza kendisine ve başkalarına saygı duymasını ancak davranışlarımızla gösterebiliriz. Onlar bizim aynamızdır. Ne konuştuğumuza değil nasıl davrandığımıza bakarlar ve bu şekilde kendilerini yönlendirirler. Eşimize, arkadaşlarımıza gösterdiğimiz saygı onlar için yol gösterici olur. Şuradan başlayabilirsiniz: Bir arkadaşınız size birşeyler anlatırken, bölmeden sonuna kadar dinleyin. Türk insanı olarak saygıya ilk olarak dinlemek ile başlayabiliriz. Etrafımızda seçimlerine katılsanızda/katılmasanızda kararlarına düşüncelerine saygı gösterdiğinizi ifade edin.
Mükemmel yoktur
Çocuğunuzun mükemmel olmasını istemek çocuğunuza zarar verir. Kimse mükemmel değildir. Sizler de değilsiniz. Eksiklerimizi ve yapamadıklarımızı çocukların tamamlamasını istemek ve zorlamak mutsuz birey yetiştirmek için yapılan bilinçsiz davranışlardır. Başarısızlıktan kaçınmak yerine, gösterilen çabaya değer vererek çocuklarımızın çabasını taktir ettiğimizi göstermeliyiz.
Geçmişi sık sık gündeme getirmek
“Düne ait ne varsa dünde kaldı cancağızım , bugün artık yeni şeyler söylemek lazım” Mevlana…

Sürekli yaşanmışlıklardan bahsetmek, yaşanan olumsuzlukları durmadan gündeme getirerek hatırlatmak, yaptığı hataları affetmemek çocuklarınızın sizden uzaklaşmasına ve onları anlayacak başka birilerini aramaya iter. Bunun yerine, affedin, dinleyin ve geçmişte yaşamayı bırakın. Çocuğunuzda geçmişte yaşamayı öğrenmesin.
Önemli hissettirin
Hepimiz sevdiğimiz kişiler tarafından değerli olduğumuzu hissetmek ve bilmek isteriz. Çocuklarımıza değerli olduklarını maddi temellerle gösteremeyiz. Bu, sadece onların değerli olma algısını tamamen yanlış şekillendirmiş olmakla kalmaz; aynı zamanda mutluluğun temelini maddi karşılıklara dayandırmış oluruz. Önemli hissetmek için sizin güzel sözleriniz ve davranışlarınız yeterlidir. Mutlu çocuk kabul gören çocuktur. Kabul görmek için çocuklarınız kendi has özelliklerini geliştirmesine izin verin. Birde etrafınızdaki herkese ismi ile hitap edin, şeycim demek, bu şu sıfatları ile ifade etmek yerine isim kullanın, her birey ismi ile çağrılmayı hakeder.
Kıyaslamayın
Şimdiye kadar kıyaslanmaktan hoşlandığını samimiyetle itiraf eden bir birey yoktur. Hoşunuza gitmeyen, rencide edici ve özgüven kırıcı bu davranışı çocuklarınıza uygulamayın. Herkes dünyaya farklı parmak iziyle gelirken okulda aldığı notlar, sosyal ve fiziksel becerileri yüzünden kıyaslanmayı da hak etmez. Hepimiz özeliz. Hepimizin becerileri farklı farklı. Mutsuz çocuk sürekli etrafındaki yaşıtlarıyla kıyaslanan, diğerleri gibi olması beklenen çocuktur; unutmayın! Çocuğunuzun kendine has farklılıklarını geliştirmesine izin verin, yönlendirin.
Sorgulayan bireyler olmaları için
Çocuklarımıza isteklerini, davranışlarını, söylemlerini sorgulamayı öğretin. Bunun için sorular sorun ve cevaplar bekleyin. Asla yargılamayın. ‘’Ben öyle istiyorum, öyle olacak!’’ kalıbından uzak durarak yaklaşın. Çocuğunuza evet veya hayır cevabını verirken mutlaka gerekçesini de sunun.

 

Tutku

Çocuklarımızı başarıya ve mutluluğa götürebilecek bir duygu/kişilik özelliği olarak tanımlayabileceğimiz ‘tutku’; çocuklara uzun dönem hedefler belirlemeyi ve yaşamak istedikleri geleceğe giden yola kendilerini adayabilmeyi öğretmeliyiz. Sevgi ve tutku ile yapılan işler bizi her an mutlu kılar, doygun ve tatmin olmuş hissettirir ve mutluluğa taşır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir