Lohusa kadın neden yalnız bırakılmaz

Yeni doğum yapan anne en az yenidoğan bebeği kadar bakıma ihtiyaç duyar. Dolayısıyla, doğum yapan kadın akıla değil yardıma ihtiyaç duyar. Lohusa anneyi yalnız bırakmayın, evine misafirliğe giderken ikram beklemeyin, yanınızda en az bir kap yemekle gidin. Bebeği ile ilgilenmeyin teklif edin, bu sayede biraz uyusun ya da ertelediği banyosunu alsın!

3
Lohusalık ve karabasan | Lohusa kadın neden yalnız bırakılmaz? Lohusalık ve karabasan | Lohusa kadın neden yalnız bırakılmaz? Yeni doğum yapmış annelere birkaç hatırlatma ve yeni doğum yapan anneye destek vermek isteyen yakın arkadaşları için öneriler, yeni baba adaylarına lohusa eşleri ile ilgili bilgilendirmeler.  Yeni Doğum Yapmış Anneler için... Yeni doğum yapmış annelere moral destek için paylaşmanız dileğiyle : Yeni doğum yapan her kadının bilmesi gereken bilgiler. lohusalık önerileri yeni doğum yapmış anneye mesajlar doğum yapan kişiye mesajlardogum yapan anneler, lohusa kadın hakkında,lohusa kadına öneriler lohusa kadına nasıl davranılmalı lohusa kadın neden yalnız bırakılmaz yeni doğum yapan kadın lohusa lohusalık dönemi önerileri lohusalık döneminde yapılması gerekenler lohusa döneminde dikkat edilmesi gerekenler lohusalık önerileri lohusa kadına nasıl davranılmalı lohusa kadına eşi nasıl davranmalı lohusa yakını nasıl davranmalı loğusa kadına nasıl davranılmalı lohusa kadına eşi nasıl davranmalı lohusa yakını nasıl davranmalı yeni babaya tavsiyeler yeni babaya öneriler lohusaya nasıl bakılır lohusa kadının dikkat etmesi gerekenler loğusa kadına nasıl davranılmalı lohusa kadına eşi nasıl davranmalı, lohusa yakını nasıl davranmalı, eşi lohusa olan erkekler lohusaya nasıl bakılır

Lohusalık ve karabasan | Lohusa kadın neden yalnız bırakılmaz?

Kulaktan dolma üç harfli hikayeleri ile yeni anne olacakların gözlerini korkutmayı bir tarafa bırakalım. Hiçbir lohusanın bu tip korkunç hikayelere ihtiyacı yok. Yeni doğum yapan, lohusa annelerin desteklenmeye ve anlayışa ihtiyaçları var.

Lohusa anneye akıl vermek yerine her zaman destek verilmeli…

Baby shower partilerinden moral desteği yüklenmiş olarak, bebeğini kucaklamak üzere heyecanla hastaneye gittiniz. Hastane odanızı bir güzel süsleyip/süsletip, doğumdan hemen sonra bebeğinizi kucakladınız. Doğum şeklinize bağlı olarak 1-3 gün hemşirelerin desteğiyle bakıldınız. Doktorunuz 2 gün daha uzatalım, hastanede kalın dese hiç itiraz adecek vaziyette değilsiniz. Aklınızda bin bir soru endişe… Doktorunuzun görüşüyle taburcu olup, size muhtaç bir bebek ve iyileşmesi gereken yaralar ile kendinize bakamaz halde evinize döndünüz. Hastanede bebeğinizi kucağınızdan alıp altını temizleyen hemşireler olmayınca iş başa düştü. Normal doğum yaptıysanız bir nebze olsa da ayağa kalkabilirken, sezaryen ile bir doğum gerçekleştirdiyseniz, ikiye katlanmış halde yürüyerek ancak kendinizi tuvalete atabiliyorsunuz. Dikiş yerlerinde bıçak yangısı. Endişeli ve fiziken yaralı bir anne…

İşte bu sebeple, bakıma muhtaç yeni doğum yapan annenin kendini daha da kötü ve çaresiz hissetmemesi, endişelerinin içerisinde kaybolmaması için lohusa kadın yalnız bırakılmaz, bırakılmamalı.

Yeni doğum yapmış lohusa anne lohusalık ve karabasan | bırakılmamalı Yeni doğum yapan annenin bakıma ihtiyacı unutulmamalı, lohusa kadın yalnız bırakılmamalı lohusa döneminde karabasan lohusa

“Lohusa kadın neden yalnız bırakılmaz?” görüşü nereden türedi?

Bu adını anmaktan haz etmediğim 3 harfliler gibi korku dolu detaylar içeren lohusa kadın yalnız bırakılmaz hikayeleri üzerinde kısaca durmak ve bu hurafelerin doğduğu yaşam şartlarına bakmak lazım. Bu hurafeler uydurulduğunda henüz dünyada enfeksiyonları tedavi edecek antibiyotikler bulunmuyordu. Yaraları iyileşmemiş anne ile yeni doğmuş bebek her türlü bakteri ve mikrobun hedefi konumundaydı. Birçok ölümü ve anormal durumu açıklamak için bilimsel veriler değil metafizik gerekçeler uyduruluyordu. Geçmiş yüzyılın yeni doğan ve doğum esnasında gerçekleşen anne ölümleri istatistiği düzgün tutulmuş olsa bu hurafelerin yenidoğan ve anneyi korumak için üretilmiş bir halk bilgisi olduğunu görebiliriz… Doğumdan sonra annenin vücudunun toparlanması ve süt üretecek şekilde dönüştüğü süreçte, hormonal değişimlerden yoğun etkilenen kimi annelerin yaşadıklarına dayanan hikayelerin kulaktan kulağa büyüyerek aktarılması, lohusa hikayelerinin korku hikayeleri olarak mitleştirilmesi ile sonuçlanmış. Tüü kaka ne fena uydurma hikayeler demeden önce bu mit sayesinde anne ve bebeğin 40 gün evde hapis gibi yaşaması, o dönemin yaşam şartlarında hayatta kalmak için yegane çözüm… Kulaktan kulağa yayılan lohusa anneye musallat olan türlü yaratıklar ise lohusa annenin yardımına koşulması, yakınında kalma gerekliliğini sağlamak için uydurulmuş hurafeler. Elbette bakterisiz dünyaya gelen bir bebek bakterilerin hedefi olacaktır, aynı şekilde bağışıklığı düşmüş allak bullak olmuş anneye de bu bakteriler ve virüsler musallat olacaktır.

Özellikle daha yaban yaşanan, herkesin öncelikle kendi başının çaresine bakmak zorunluluğu hissettiği kırsal bölgelerde yeni annelere yardım konusunda anneanneler dahi çok da istekli olmaz. Genç yaşta anneanne olan kadının tarlada da çalışmak, yemek yapmak, evi çekip çevirmek, boy boy bebelerine bakmak gibi bir sürü sorumluluğu varken bir de torun bakmak bir çok işini aksatmak hatta hiç yapamamak demek. Bu arada kızı ile yakın zamanlarda doğum yapmış anneanne hikayelerini de mutlaka duymuşsunuzdur.

Bu hurafeler her ne kadar anne adaylarını hayli korkutup endişelerini artırsa da, “lohusa kadının neden yalnız bırakılmaması gerektiği” efsaneleri yeni annelerin lehine olan bir aktarım. En azından 40 gün etrafınızda az ya da çok yardımınıza yetmeye çalışan birileri olabiliyor bu eski halk miti sayesinde. Birine bakım vermek çoğu kişi için bir yükken, böylesi korku dolu bir halk bilgisi ile olanaklı kılınıyor.

Bana kalırsa anne adayına bu korkunç hikayeleri anlatmak yerine anne, kardeş, eş, arkadaş olarak destek vermek esas olan.

Göğüs ucu yarasına ne iyi gelir? Meme çatlaklarına ne iyi gelir

Lohusa Sendromu

Doğum yapan kadınların yüzde 80’inde lohusa sendromu görülürken, özellikle geçmişinde depresyon öyküsü olan, stresli yaşam olayları bulunan, aile ve sosyal desteği yetersiz olan, bebeğin sağlık durumunda bir sorun olan, “zor” bir bebeğe sahip olan annelerde annelik hüznü daha sık görülür. Ayrıca mükemmeliyetçi, kaygılı, kendini aşırı eleştiren, kendine güveni az olan kişilik yapısında olan annelerde lohusa sendromuna daha yatkındır.

“Annelik hüznü” olarak da bilinen lohusa sendromunun doğum sonrasındaki ilk iki haftada yoğun yaşanır ve ilk bir ayda kendiliğinden sona erer. Lohusa sendromunu tanımlamak gerekirse; doğumdan sonra yeni annenin kendini mutsuz, gergin, kaygılı hissetme, sık ağlama isteği, uykuya dalma güçlüğü ve iştah kaybı gibi belirtilerin eşlik ettiği durumdur.

Lohusalık döneminde olan “Annelik hüznü”, yaklaşık bir ay 40 gün içinde kendiliğinden sona erer, yani doğumdan sonra yeni annenin yaralarının iyileşmesi ve annelik hüznünü üstünden atması için minimum 40 güne ihtiyacı var. Normal doğumda cinsel bölgenin iyileşmesi, vajinanın tamiri, rahmin eski şekline dönmesi için vakit gerek. Yeni annenin bol bol dinlenmesi gerek. Sezaryen yarasının bıçak yangısının geçmesi, dik yürüyebilmek için bile minimum 1 hafta gerekiyor. Doğum sonrası kanamanın bitmesi için bile haftalar hatta 40 gün gerekiyor.

“Sağlıklı bir bebeğin var, daha ne olsun, mutsuz olman için bir sebep yok” mahalle baskısıyla yeni annenin biyolojik ve psikolojik açıdan pek çok değişimi bir arada yaşadığı lohusalık dönemi keyifsiz geçirilebiliyor.

Lohusa sendromunun atlatılmasında yakın çevrenin sosyal desteği çok önemlidir. Yeni anneye sağlanan destek hem psikolojik anlamda hem de bebeğe bakım anlamında yeni anneye mutlaka sağlanmalı, yeni doğum yapan anneye yardım sakınılmamalıdır. Akıl verme kısımları bu süreçte yeni doğum yapan annenin en çok ihtiyaç duyduğu şey değildir. Yeni doğum yapan annenin kendine kısa da olsa vakitler ayırması için imkan yaratılmalıdır.

Doğum sonrası dönemdeki depresyon, kadında gerçekleşen hormonel değişim kaynaklı olarak fiziksel, duygusal ve davranışsal değişime bağlı olarak gelişebiliyor. lohusa depresyonu ekşi lohusa depresyonuna yonundan nasıl kurtulunur lohusa depresyonu nasıl olur lohusa depresyonu ne kadar sürer lohusa depresyonu ne zaman geçer lohusa depresyonu ne demek lohusa depresyonu neden olur

Doğum sonrası depresyonu

Lohusa sendromu ile doğum sonrası depresyonu sıklıkla karıştırılmakta. Doğum sonrası depresyonda belirtiler annelik hüznüne göre çok daha şiddetlidir, bebeğe karşı ilgi kaybı, kendine ve/veya bebeğe zarar verme düşünceleri annenin ruh haline eşlik eder. Böyle bir durumda tereddüt etmeden mutlaka acilen bir psikiyatriste başvurmak gerekir. Annenin bir depresyon yaşadığını farkedecek olan kişilerde doğum sonrası süreçte annenin yakınlarıdır ve yeni annenin yakınlarına önemli görevler düşer. Yeni annenin yakınları yeni anneye akıllar verip bunaltmak için değil, anneye refakat ve yardım için yanında olduklarını unutmamalıdır. Anneanneler, babaanneler anneyi yakından takip etmelidir. Takip ederken her konuda fikrini söyleyerek ruhsal yönden anneyi baskı altında tutmamalı, sadece kızlarının ve torunlarının ihtiyaçlarına odaklanmalıdır. “Ne var canım ben de bir zamanlar doğum yaptım” diyalogu en yapıcı yaklaşım değil. Kızınıza gelinize destek verin, bol bol sütü olsun. Kızınızı, gelininizi kulaktan dolma hikayeler ile korkutmak yerine bol anne sütü için siz de destek vermek için elinizden gelen yardımı yapın. Bu süreçte yeni annenin neyi nasıl yapacağına dair akıllara değil, gerektiğinden bebeğin bakımı üstlenerek yeni annenin dinlendirilmesi ve uyuyarak dinlenmesi sağlanmalıdır. Yeni doğum yapan kadına yemek tarifi vermek yerine ocağın başına geçin, sofrayı kurun evi temizleyin vesaire…

Lohusalık ve göğüs ucu yarası

Yeni doğum yapan annelerin yukarıda bahsettiğimiz hurafelerin yanısıra doğumdan sonra fiziken en fazla sıkıntı çektiği ikinci konu göğüs ucu yarasıdır. Hamilelikte gerekli bakımlar yapılmadığında, emzirmeye başlar başlamaz göğüs ucu yaraları baş gösterir. Göğüs ucu yaraları da lohusalığı iyice çekilmez kılar. Göğüs ucu yaralarına alınması gereken önlemler ve göğüs ucu yaralarına ne iyi gelir? yazıma mutlaka göz atın.

gögüs ucu yarasına ne iyi gelir göğüs ucu yarası için krem emziren annenin göğsünün yara olması emziren annelerin göğsündeki yara nasıl geçer emziren annelerin gögüs ucu yaraları nasıl geçer emzirirken gögüslerin yara olmaması için gögüs ucu yarasi emziren memede yara bebek emzirirken memenin yara olması meme yarasi meme ucu yarıkları

Sevgiler

*Bebeğine sadece anne sütü vermek isteyen ve sütünü artırmak üzere süt yapan yiyecekler hakkında bilgi isteyen yeni annelerin süt yapan yiyecekler yazıma göz atmasını öneririm.


Doğum sonrası ve yenidoğan bebek bakımına yönelik hazırladığımız yazılarımıza da gözatın:

Lohusalık dönemini atlatmak için en iyi yöntem 3 maymunu oynayıp, görmemek duymamak…

Bebekli hayatta ilk 40 gün ve yenidoğan bakımı için öneriler…

lohusalık karabasan lohusa kadın psikolojisi. Lohusa kadın neden yalnız bırakılmaz? Lohusa kadına eşi ve yakınları nasıl davranmalı? Lohusa kadına eşi nasıl davranmalı? Lohusalık Süreci ve lohusa kadının eşine ve çevresine öneriler… Lohusalık | loğusalık

*Sitedeki bütün içeriğin sahibi https://www.annesininmelegi.com’dur.
Bu web sitesinde sunulan tüm bilgilerin (sınırlı kalmamak kaydıyla yazılı metinler, fotoğraflar ve diğer her çeşit bilgi dahil olmak üzere) maddi ve manevi hakları 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında Annesinin Meleği’ne aittir. Annesinin Meleği’nin yazılı izni olmadan yukarıda sözü edilen bilgiler kopyalanamaz, değiştirilemez ve yayınlanamaz.
lohusalık karabasan lohusa kadın psikolojisi. Lohusa kadın neden yalnız bırakılmaz? Lohusa kadına eşi ve yakınları nasıl davranmalı? Lohusa kadına eşi nasıl davranmalı? Lohusalık Süreci ve lohusa kadının eşine ve çevresine öneriler… Lohusalık | loğusalık
All material and immaterial rights of the information (including but not limited to the written texts, photos and all other information) given in this web- site are belong to Annesinin Melegi regarding to the Law no.5846 on Intellectual and Artistic Works. No one shall copy, amend and publish the above mentioned information without any written permission of annesininmelegi.com.

3 YORUMLAR

  1. 2011 yılında doğum yaptığım sıralarda eşimin evinden ayrılıp annemim evine taşındım zor günlerdi, birde üstüne doğum olunca berbat bir lohusalık depresyonu geçirdim. Hem ailem hemde habire gidip gelen ağzı gevşek komşular beni bunalttılar destek olmak yerine düşüncesizce konuştular beni anlamak ve susmak yerine ağızlarına ne geldiyse söylediler beni suçladılar. Kabus gibi dönem geçirdim. Kendime veya bebeğe bişey yapmadığıma şükrediyorum. Siz siz olun kapatın kulaklarınızı herkese. Dinlemeyin negatif olumsuz konuşanları ve sizi yargılayanları… Aileniz olsa bile önce kendi akıl sağlığınızı koruyun.. Bu dönemler de geçecek

    • Sevgili Anne,
      Bu yorumu yazdığın günden beri, dönüp dönüp okuyorum. Sana nasıl bir cevap yazsam bilemiyorum. Bazen en yakınlarımız bile ne kadar anlayışsız düşüncesiz olabiliyor. Yeni doğan bebeği kadar bakıma muhtaç bir annenin akıla tavsiyeye değil yardıma ihtiyacı var, bir kap yemeğe, biraz desteğe ihtiyacı var. Şimdi herşeyin yolunda olduğunu umuyorum. Kendi hayatını kurup etrafındaki bu kişilerden kendini kurtardığını ve evladınla kendi hayatını inşa ettiğini umuyor ve senin için dua ediyorum. Sevgiyle kal.

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz
İsminizi giriniz