En Yeni İçerikler

Bebeğimle Öğreniyorum Buluşmalarına davetlisiniz

Yeni ebeveynler ve ebeveyn olmak için gün sayan aileler için

Bebeğimle Öğreniyorum webinarlarına davetlisiniz

H&M, Bebeğimle Öğreniyorum buluşmalarını yeni bebek sahibi olan, bebek bekleyen aileler için düzenliyor. H&M ebevynlerin yanında yer alarak neşe kaynaklarının büyüme süreçlerinde onlara destek olmak üzere çok keyifli bir projeyi de ücretsiz olarak herkese sunuyor.

H&M Türkiye’nin; Ceyda Düvenci ve Aslı Çüreklibatır’ın kurucu ortakları olduğu,  Taş Kağıt Makas Atölyesi ile iş birliği içinde organize ettiği ve ilki 26 Mayıs’ta Prof. Dr. Mehmet Sungur’la başlayan Bebeğimle Öğreniyorum serisi, toplamda 12 webinarı kapsıyor ve Aralık 2021 sonuna kadar devam edecek.

Bu etkinlik ile ebeveynlerin ve ebeveyn adaylarının, bebeklerinin ilk adımlarına eşlik ederken kendilerinin de gelişimine katkı sağlanması hedefleniyor. Yeni doğmuş bir bebekle geçirilen her anı daha kaliteli hale getirmek ve bu heyecanlı süreç hakkındaki sorulara yanıt bulmak için kaçırılmaz bir etkinlik serisi yaratmayı hedefleyen H&M Türkiye, katılımın Zoom uygulaması üzerinden herkese ücretsiz olarak gerçekleşen bu webinar etkinlik serisi ile yeni ebeveyn olmuş ya da olmak için gün sayan herkesi bu buluşmalara davet ediyor. 

İlgilenen tüm ebeveynler Bebeğimle Öğreniyorum buluşmalarını H&M Türkiye sosyal medya hesaplarından ve @taskagitmakasatolyesi Instagram hesabından takip edebilirler.

Bebeğimle Öğreniyorum #HMKids webinar’larında yer alan & alacak olan kıymetli isimler:

Prof. Dr. Mehmet Sungur- İyi Ebeveynlik ve Mutlu Olma

Gözde Engin Çiray- Evde Bebeğimle İlk Günler ve İlk 1 Yıl

Ayşe Öner- Emzirme ve Bebek Bakımı

Kevser Şimşek- 6. Aydan Sonra Bebek Beslenmesi

Uzman Psikolog Deniz Bayel- Bebekten Sonra İşe Dönüş

Psikolog Nilüfer Devecigil- Bağlanma

Psikoloji İstanbul; Psikolog Özge Altan Aytun & Uzman Psikolog Filiz Kaya Ataklı- Artık 3 Kişiyiz

Ceyda Düvenci- Bebeğim için Okuyorum

Psikolog Melis Keşan- Bebek Uykusu

Uzman Psikolog Zeynep Selvili- Duygusal Dayanıklılık: Öz Şefkat

Şermin Yaşar- Doğumdan Oyuna

Prof. Dr. Sinan Canan- Bebeğimin Beyni Gelişiyor

Cartoon Network’ten ödüllü “Gurme” yarışması

Cartoon Network, yeni sezonuyla ekranlarda ve Youtube kanalında yerini alan Çizgi Film Gurmeleri’nin Fenomenler serisini özel bir yarışma ile kutluyor. Çocukların en sevdiği fenomenlerden; Oha Diyorum, Uras Benlioğlu, Meryem Can, Dila Kent, Ecrin Su Çoban, Sese Gel Çocuk, Semiraminta ve Berat Efe Parlar’ın “Çizgi Film Gurmesi” olarak çocukları eğlenceye davet ettiği serinin takipçilerini birbirinden güzel hediyeler bekliyor. 14-30 Haziran arasında cartoonnetwork.com.tr ‘de gerçekleştirilecek yarışmada Çizgi Film Gurmeleri Fenomenler serisi ile ilgili soruları yanıtlayanlar arasından seçilecek 15 şanslı çocuk dizüstü bilgisayar, Tablet, Elektrikli Scooter, çizim tableti, klavye, kulaklık ve fareden oluşan oyun seti ve youtuber kiti kazanacak. 

Cartoon Network, çocuklarla buluşturduğu Çizgi Film Gurmeleri Fenomenler serisini özel bir yarışma ile kutluyor. Çocuklara, bu yarışma ile “Yaza merhaba” hediyesi vermek isteyen Cartoon Network, tüm Çizgi Film Gurmelerini eğlenceye ve kazanmaya davet ediyor. 

14 – 30 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek yarışmada en sıkı takipçilerini arayan Cartoon Network, Çizgi Film Gurmeleri ile ilgili sorulara doğru yanıt veren 15 şanslı çocuğa birbirinden özel hediyeler vermeye hazırlanıyor. Hediyeler arasında dizüstü bilgisayar, Tablet, Elektrikli Scooter, çizim tableti, klavye, kulaklık ve fareden oluşan oyun seti ve youtuber kiti yer alıyor.  Çocuklar, Çizgi Film Gurmeleri Fenomenler’i cartoonnetwork.com.tr’den izleyerek hem birbirinden keyifli zamanlar geçirebiliyor hem de yarışmayı kazanma şanslarını artırabiliyor. 

İş Bankası’ndan çocuklara karne hediyesi

Türkiye’nin bankası İş Bankası, her yıl olduğu gibi bu yılda karne alan çocuklarımızı unutmadı. Ben bir çok anne ve çocuk adına teşekkür ediyorum. Türkiye’nin bankasına yakışan bir sorumluluk projesi.

Çocuklara kitap okuma alışkanlığını kazandırmak, onların hayal güçlerini geliştirmek, merak duygularını uyandırmak, bilim ve akıl yolunda kişisel gelişimlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilen kampanya çerçevesinde, kitaplar geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Covid-19 salgını nedeniyle dijital ortamda “Çocukların Bilgi Bankası” Kumbara Dergisi portalı (www.kumbaradergisi.com) aracılığıyla öğrencilere sunuluyor. Çocuklar, kitaplara ayrıca Kumbara Dergisi uygulamasını indirerek mobil cihazlardan da erişebilecek. 

İş Bankası, bu yılki kampanyada çocuklara; dünya klasiklerinden Felix Salten’in “Bambi” ve Arthur Conan Doyle’un “Kayıp Dünya” kitaplarını karne hediyesi olarak veriyor. “Bambi”, çocukların hayvan sevgisini pekiştirecek, zor zamanlarda dayanışmanın ve kendi ayakları üzerinde durmanın önemini daha iyi kavramalarını sağlayacak içerikte bir kitap. “Kayıp Dünya” ise merak ve araştırma duygularını artıracak, hayal güçlerini zenginleştirecek bir içeriğe sahip. Kampanyada ayrıca, tüm dünyayı ilgilendiren küresel ısınma ve iklim değişikliği konusuna dikkat çekmek, çevre ve doğa konusunda çocukları bilinçlendirmek amacıyla TEMA Vakfı işbirliğinde hazırlanan “İklim Hakkında Konuşalım” kitapçığı da öğrencilerle buluşturuluyor.    

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından hazırlanan kitaplar için, gazeteci yazar Doğan Hızlan, çocukları okumaya teşvik edecek düşüncelerini de paylaştığı bir önsöz kaleme aldı.

Çocuklarımızı milyonlarca kitapla buluşturduk 

İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, “Karneni Göster, Kitabını Al” kampanyasına ilişkin yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “İlk yıllarımızdan bu yana bankacılık, finans, sanayi ve ticaret başta olmak üzere birçok alandaki faaliyetlerimiz ile ülkemizin gelişmesine destek olurken, çocuklarımıza güzel ve aydınlık bir gelecek bırakmak için çalışmanın da bu kurumun bir sorumluluğu olduğunu hiçbir zaman unutmadık. Bu sorumluluğumuzun bir gereği olarak, eğitim hep özel önem verdiğimiz bir konu oldu. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz inisiyatiflerden biri olan ‘Karneni Göster, Kitabını Al’ kampanyamızla çocuklarımızın bilişsel ve kültürel yeteneklerinin, merak duygularının gelişimine, okuyan ve sorgulayan bir nesil yetişmesine katkı sağlamayı amaçlıyor, 14 yıldır çocuklarımızı milyonlarca kitapla buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Şimdiye kadar dünya edebiyatından yazarlarımızdan öykülere, şiir dünyasına yolculuktan maceraya ve bilimsel içerikli merak uyandıran kitaplara kadar değişik alanlarda, her okuyana ayrı ayrı dokunan eserler, çocuklarımızın kitaplıklarında tatil anılarıyla birlikte yerini aldı.”

Yaklaşık bir buçuk yıldır süren pandemi nedeniyle uzun süreli online eğitim ile tanışan, bunun kolaylıklarını da zorluklarını da yaşayan çocukların bu dönemde çok yorulduklarını ve belki de hayatlarında bir daha karşılaşmayacakları farklı bir deneyim kazandıklarını belirten Aran, “Bu süreçte teknoloji sayesinde birkaç yılda edinecekleri tecrübeyi üç beş aya sığdırma başarısı gösteren, neredeyse tüm gün bilgisayar başında derslerini takip eden tüm öğrencilerimizi, çocuklarıyla birlikte ilk kez yaşadıkları bu süreci yöneten anne babaları ve özverili çalışmalarıyla öğrencilerimizi destekleyen kıymetli öğretmenlerimizi tebrik ediyorum. Şimdi artık tatil ve dinlenme zamanı” dedi. 

Hakan Aran, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da yatılı bölge okulları, sevgi evleri, çocuk ve gençlik kapalı cezaevlerindeki çocukları kitapla buluşturacaklarını, ayrıca Braille alfabesi ile basılı olarak görme engelli çocukların eğitim gördüğü okullara da kitap göndereceklerini belirtti.   

Kampanya 14. yılında 

İş Bankası 2008 yılından bu yana kampanya ile çocuklara; “Alice Harikalar Diyarında”, “Yazarlarımızdan Masallar ve Öyküler”, “Yazarlarımızdan Öyküler”, “Halime Kaptan” ve “Küçük Mavi Gezegen”, “Sait Faik’ten Çocuklara Hikâyeler”, “Aziz Nesin’den Çocuklara En Güzel Öyküler”, “Yazarlarımızdan Öyküler”, “Şairlerimizden Seçme Şiirlerle Şiir Dünyasına Yolculuk” ve “Depremden Korkmuyorum – Nasıl Korunacağımı Biliyorum”, “Mars’a Nasıl Giderim? – Bilim Yolunda Eğlenceli Adımlar”, “Astronotlar Üşür mü? – Bilim Yolunda Eğlenceli Adımlar”, “Robotlar Hapşırabilir mi? Bilim Yolunda Eğlenceli Adımlar”, “Siyah İnci” adlı kitapları karne hediyesi olarak verdi. 

2020 yılında gerçekleştirilen kampanyada Jules Verne’in “Dünyanın Merkezine Yolculuk” ve “Dr. Ox’un Deneyi”, Robert Louis Stevenson’ın “Define Adası” kitapları ile “İlk Türk Arktik Bilimsel Seferi Kitapçığı” online ortamda sunuldu.  

Hamileler için yaz aylarına özel öneriler

0

Havaların ısınmasıyla başlayan tatil planları herkesi mutlu etse de gebelerin aklında yanıtını merak ettiği birçok soru oluyor. Seyahate çıkmanın, şehirden uzaklaşmanın tehlikeli olduğunu düşünen anne adayları “Nelere dikkat etmeliyim?”, “Neler yasak, neler serbest?” gibi sorulara cevap arıyor. Liv Hospital Vadistanbul Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İnci Öz yaz hamileleri için altın değerinde öneriler paylaştı.

En iyi göğüs ucu kremi En iyi göğüs ucu yarası kremi göğüs ucu yarasına ne iyi gelir meme ucu çatlakları için en iyi krem Mumsy Natural

1 – Tatil için 3-4 saati aşan yolculukları tercih etmeyin. Uzun süreli araba yolculuklarında mutlaka mola verip yürüyüş yapın ve ayaklarınızı hareket ettirin. 

2 – Tatil için tercih ettiğiniz ortamın mutlaka Covid-19 tedbirlerini almış olmasına dikkat edin.  

3 – Gebeler için havuza ve denize girmek sakıncalı değil, aksine çok faydalıdır. Yüzmek gebelikte yapılması gereken bir aktivitedir. Yalnız havuzun hijyenik olmasına, denizin de çok kirli olmamasına dikkat edin. Güneşin etkili olduğu çok sıcak saatlerde yüzmeyi tercih etmeyin. 

4 – Mutlaka kısa yürüyüşler yapın. Ancak yaz günlerinde serin olan sabah ve akşamüzeri saatleri tercih edin. Çok ağır egzersiz, antrenman gibi hızlı yürüyüşler uygun değil. Daha sakin, aralarda dinlenerek yapılan yürüyüşler çok faydalıdır. 

5 – Çok sıcak saatlerde dışarıda bulunmamaya dikkat edin. Ani tansiyon düşmesi gebelikte oldukça tehlikelidir.

6 – Yaz aylarında bol sıvı alın, özellikle bol bol su tüketin. Yalnız kalorisi yüksek konsantre meyve suları, katkı içeren, alkol gibi içeceklerden uzak durun.

7 – Beslenme hayatın her döneminde çok önemlidir. Tatil sürecinde de hamilelikte temel olarak dikkat edilmesi gereken bol protein tüketmek, daha az karbonhidrat ve yağ alımına özen göstermektir. Ekmek, hamur işi, tatlı, pilav makarna, fazla miktarda meyve, çikolata, dondurmadan uzak durmak faydalı olacaktır. Tatil dönüşü kısa sürede çok fazla kilo almak gebelik şekerini tetikleyebilir. Bol miktarda et, süt, süt ürünleri, salata ve yoğurt yiyin ki bebek de sağlıklı olsun.

8 – En önemlisi gebelik kontrollerini tatile gitmeden önce ve tatil dönüşünde mutlaka yaptırın. Tatil süresince de bebeğinizin hareketlerini çok iyi takip edin. Herhangi bir farklılık, bebeğin hareketlerinde azalma varsa tatil yerinde de doktora kontrole gidin.

Gebelik diyabetini önlemenin yolları

Hamilelik döneminde ortaya çıkan, doğru beslenme yöntemleri ve doğru yaşam tarzıyla kontrol altına alınarak riskleri kontrol edilebilen “Gestasyonel” yani gebelik diyabeti ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olarak sağlıklı bir hamilelik süreci geçirebilirsiniz.

Gebelik sürecinde ortaya çıkarak anne ve bebeğin diyabet riskini ortaya çıkaran Gestasyonel yani gebelik diyabeti, genellikle beslenme tedavisi ve yaşam tarzı değişikliği ile kontrol altına alınabilen ve  gerekli durumlarda insülin tedavisiyle riskleri azaltılabilen bir diyabet türü olarak karşımıza çıkıyor. Gebelik diyabeti doğru tedavi, düzenli takip ve beslenmeye dayalı yaşam tarzı değişikliği ile kontrol altına alınabilirken ihmal edildiği takdirde, annenin ve bebeğin ileri yaşamda diyabete yakalanma riskini %70-80 oranında artırıyor.

Gebelik diyabeti nedir

Gebelik öncesi yeterli insülin salgılayabilen pankreas hücreleri gebeliğin ilerlemesiyle yeterli insülin salgılayamayarak daha önce diyabet belirtisi olmadığı halde gebelik boyunca kan şekerinin yükselmesine neden olabilir. Bu durumun sonucu olarak  ‘Gestasyonel Diyabet’ olarak isimlendirilen diyabetik durum gebelik bitiminde genellikle düzelir. Kalıtımsal olarak aile bireylerinde çok sayıda diyabetik kişiler bulunan 30 yaşın üzerindeki ve kilo fazlası bulunan anne adayları gestasyonel diyabet açısından risk taşırlar.

Gebelikte yeterli ve dengeli beslenmek önemli

Gebelikte sizin için ideal olanın üzerinde kilo almanız, gebelik şekeri olarak bilinen, gestasyonel diyabet ve yine halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak da bilinen preeklemsi (yüksek tansiyon) ve düşük riskini arttırabilir.

“Sen iki canlısın daha çok yemelisin” doğru bir tavsiye değil 

Birçok anne adayının gerek kendisi gerek aileleri ve yakınları, gebelikte besinlere olan ihtiyacın çok fazla arttığına inanıyor. Oysaki gebeliğin ilk 6 ayında enerji gereksinimi normalden çok da farklı değildir. Gebeliğin son dönemi olan 12. haftada enerji ve besin öğesi ihtiyacı nispeten artabilir.

Gebelikte artan enerji ihtiyacı nasıl karşılanır?

Artmış enerji ve besin öğesi ihtiyacını karşılamak için yeterli ve dengeli beslenerek besin çeşitliliğine önem vermek son derece önemlidir. Artan enerji gereksinimini karşılamak üzere, günlük yeterli ve dengeli beslenme düzenine ek besinler tüketilmesi doğru bir yöntemdir.  Bir su bardağı süt veya yoğurt ile bir porsiyon meyveden hazırlanmış bir içecek veya taze/kuru meyve ile hazırlanmış sütlü veya yoğurtlu yulaf ezmesi, bir avuç içi kadar çeşitli kuruyemiş, iki dilim tam tahıllı ekmekle hazırlanmış beyaz peynirli bir tost gibi besleyici ara öğün seçenekleri tüketilebilir. Bunun yanı sıra ana öğünlerinizden birisine, iki köfte kadar et-tavuk-balık ve 1 dilim tam tahıllı ekmek ilave etmek de bir seçenek olabilir.

Gestasyonel diyabet tanısı konan anne adayları nasıl beslenmeli?

Bu süreçte bazı anne adaylarının sadece yaşam tarzı değişiklikleri yoluyla kan şekeri seviyeleri kontrol edilebilirken, insülin gibi ilaçlara da ihtiyaç duyulabilir. Bu noktada diyetisyen ve hekim tavsiyeleri büyük önem taşır. Bununla birlikte yaşam tarzlarında yapılacak değişimler gebelik diyabeti yönetiminde önemli bir role sahiptir. Sağlıklı bir diyet, fiziksel aktivite ve çok fazla kilo alımından kaçınmak kan şekeri seviyelerinin kontrolüne yardımcı olmak açısından önemlidir. 

Sağlıklı ve dengeli bir diyet için genel önerilerin yanı sıra;

  • Öğünlerin düzenli aralıklarda tüketilmesi, genellikle günde üç ana öğün ve ara öğünler ile kan şekerinin gün boyunca belli bir düzeyde seyretmesine yardımcı olmak 
  • Öğün atlamaktan kaçınmak
  • Kan şekerinde ani yükselmelere neden olmayacak düşük glisemik indekse (GI) sahip besinlerin tüketilmesi önemlidir. Örneğin, tam buğday ekmek, yulaf, ceviz, yoğurt.

Diyet sürecinde glisemik indeksini düşürmek için; 

• Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketimi 

• Tam taneli tahıl ürünlerin tercih edilmesi

• Pirinç yerine bulgur gibi kompleks karbonhidrat kaynaklarından yararlanmak

• Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği gibi liften de zengin besinleri tercihi 

• Meyve suyu yerine meyvenin kendisinin tüketilmesi 

•Kurubaklagilleri haftada 2-3 kez tüketmeye özen göstermek tavsiye edilen yöntemlerin başında yer alıyor. 

Kaynaklar:

  1. BNF, Nutrition FAQs Pregnancy & Breastfeeding. Erişim: https://www.nutrition.org.uk/attachments/article/840/BNF%20Nutrition%20FAQs%20Pregnancy%20and%20Breastfeeding_healthy%20weight%20in%20pregnancy.pdf  
  2. BNF, Healthy weight in pregnancy. Erişim: https://www.nutrition.org.uk/healthyliving/nutritionforpregnancy/pregnancyweight.html 
  3. Eat right, Healthy Weight during Pregnancy. Erişim: https://www.eatright.org/health/pregnancy/prenatal-wellness/healthy-weight-during-pregnancy 
  4. Türkiye Diyabet Vakfı, Diyabet ve Gebelik. Erişim: https://www.turkdiab.org/diyabet-hakkinda-hersey.asp?lang=TR&id=57 
  5. T.C. Sağlık Bakanlığı, Kan Şekerini Etkileyen Besinler. Erişim: https://sbu.saglik.gov.tr/Ekutuphane/kitaplar/t68.pdf 

Anne Sütünün Mucizevi 10 Etkisi

Anne sütünün yeni doğan bebekler için en mucizevi besin olduğu biliniyor. Anne sütü bebeklik döneminde yeterli ve dengeli beslenme, sağlıklı büyüme ve gelişme için esaslar arasında yer alıyor. Uzmanlar anne sütünün önemini her ne kadar vurgulasa da Türkiye’de bebeklerin ilk ayda sadece anne sütü ile beslenme oranı maalesef %14 oranında kalıyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Mehmet Güneş, yeni doğan bebekler için anne sütünün önemi hakkında bilgi verdi.

İlk 6 ay anne sütü olmazsa olmaz!

Anne ve bebek doğaları gereği ilk günden itibaren uyum içindedir. Doğumla başlayan birlikteliğin ardından beslenme yani emzirme büyük önem taşır. Bebeğin ihtiyacı olan en uygun, en dengeli ve en yeterli mucizevi besin anne sütüdür. Bebekler doğumdan itibaren ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeli, anne sütü ile beslenebilen sağlıklı bir bebeğin beslenmesine ek olarak su dahil sıvı ya da katı hiçbir ekleme yapılmamalıdır. İlk 6 ay sadece anne sütü verilmeli, 6 ay ve sonrasında ek gıdalara geçilerek 1 yıl tamamlanmalıdır. İlk bir yılı anne sütünü etkin şekilde alarak tamamlayan bebeklerde, anne sütünün devamlılığı sürdüğü takdirde emzirmeye 2 yaşa kadar devam edilmelidir. 

Formül süt, bebeğin dönemine uygun içerikte olmalı

Anne sütünün olmaması yetersiz olması, erken kesilmesi veya verilmemesi gereken durumlarda, anne sütünün değerine en yakın bulunan “formül süt” 1 yaşına kadar anne sütü yerine verilmelidir. Seçilen formül sütün bebeğin dönemine uygun içerikte ve miktarda olması önemlidir. Bu durumda aile çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına danışarak ilerlenmelidir. Unutulmamalıdır ki anne sütünün içeriğine ulaşmak amaçlanarak hazırlanmış olsalar da bu ürünlerin anne sütünün mükemmelliğini tam anlamıyla sunma şansı yoktur.

En iyi göğüs ucu kremi En iyi göğüs ucu yarası kremi göğüs ucu yarasına ne iyi gelir meme ucu çatlakları için en iyi krem Mumsy Natural

Derin dondurucuda 6 ay güvenle saklanabilir

Doğrudan anne sütü ile beslenme en idealdir ancak bazen sütün sağılarak saklanması gerekebilir. Annenin HIV, brusella ya da verem gibi bulaşıcılığı olan hastalık taşıması, memede herpetik lezyon alan görülmesi, tanı ve tedavi amaçlı ilaçlı film çekilmesi, metabolik hastalık olması (klasik galaktozemi, doğumsal laktaz eksikliği) ve annenin antidepresan, tansiyon ilaçları kullanımı anne sütünün bebeğe ulaşmasına engeldir. Bu durumlarda uygun şartlarda sağılan anne sütü ile bebek beslenebilir. Anne sütü oda sıcaklığında 3 saat, buzdolabında 72 saat ve derin dondurucuda 6 ay güvenle saklanabilir.

Anne sütünün bebek gelişimindeki faydaları şunlardır;

  1. Bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişmesi için eşsiz bir fırsattır.
  2. Anne bebek arası duygusal bağı oluşturur. 
  3. Bebeğin nörolojik ve duygusal gelişimini sağlar. 
  4. Anne sütü güvenli, temiz ve ekonomiktir. 
  5. Birçok hastalığa karşı koruyucudur. 
  6. İshal ve akut solunum yolu hastalıklarını azalttığı gibi ishale bağlı ölümleri azaltır.
  7. Anne sütü ile beslenen bebeklerde ölüm oranı ve hastaneye yatış oranı daha düşüktür. 
  8. Anne sütü besin alerjisi, egzama ve astım riskini azaltır. 
  9. Anne sütü ile beslenme obezite, kardiyovasküler hastalık, hipertansiyon ve tip 1 ve 2 diyabetten korur. 
  10. İlk 2 yaştaki kötü beslenme demir eksikliği anemisi, kronik malnütrisyona bağlı büyüme geriliği ve çağın hastalığı obezite başta olmak üzere birçok hastalık riskini artırır. 

Ek gıdaya 6. aydan önce başlanmamalı!

6.aya kadar anne sütü ile beslenen bebekler için, 6.aydan sonra anne sütü tek başına bebeğin besin ihtiyacını karşılayamaz. Ek gıdalara 4. aydan önce kesinlikle başlanmamalı ve ek gıdaya geçiş 6,5 aydan sonraya bırakılmamalıdır. Ek gıdaya geçildiği dönemde anne sütü kesilmemeli, süt devamlılığı olduğu sürece 2 yaşına kadar beslenmede anne sütü de yer almalıdır. Ek gıdaya başlarken tek çeşit gıda ile başlanmalı ve her yeni gıda teker teker 3 gün kuralına uyarak eklenmelidir. Et tüketiminin ek gıdaya dahil edilmesi geciktirilmemelidir. Gıdalara şeker ve tuz ilave edilmemeli, hazır çorba, meyve suyu, konserve ve sucuk, sosis, salam gibi işlenmiş et ürünlerine yer verilmemelidir. Besinlerin kıvamı bebeğin yaşına göre ayarlanmalıdır.

Emziren Annelere Sağlıklı Beslenme Önerileri

0

Sağlıklı bir doğumun ardından yenidoğan bakımı için emzirme sürecinde yeterli, dengeli ve düzenli beslenme büyük önem taşıyor. Emzirme döneminde annelerin beslenme alışkanlıklarını düzenlemeleri ve bunu yaşantılarına yaymaları uzun yıllar boyunca sağlıklı bir aile yaşamı için önemli.

Emzirme dönemi, bebeğin bedensel ve zihinsel gelişimi için çok kritik bir öneme sahip

Anne ve bebeğin bağlanmasını ve yeni yaşantılarına adapte olması süreci olan emzirme dönemi, bebeğin bedensel ve zihinsel gelişimi açısından büyük önem taşıyor. Doğum sonrası emzirme sürecinde annenin beslenme alışkanlıkları bebeğin gelişimini şekillendiren ve annenin de sağlıklı bir emzirme süreci deneyimlemesine neden oluyor. Hamilelik ve doğum sonrası emzirme döneminde, düzenli, yeterli ve dengeli öğünler ile çeşitli beslenen anne bebeğinin hem bedensel hem de zihinsel gelişimine destek oluyor. Emzirme sürecinde doğru beslenme metotlarını uygulayamayan annelerde halsizlik, bazı vitamin-mineral eksiklikleri ve hatta annenin süt oranında azalma da gözlemlenebiliyor.

En iyi göğüs ucu kremi En iyi göğüs ucu yarası kremi göğüs ucu yarasına ne iyi gelir meme ucu çatlakları için en iyi krem Mumsy Natural

Doğum sonrası emzirme süreci 

Bebeğin ilk aşısı sayılan süt, doğumdan hemen sonra ilk 3-5 günde salgılanan, bileşim özellikleri ile yenidoğan bebeğin ilk günlerdeki gereksinimlerini karşılamak açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle doğumdan sonraki ilk yarım saat/bir saatte hemen bebeği emzirmeye başlamak doğru bir hareket. Bebeğin ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmesi yetişkinlik döneminde kronik hastalık riskini azaltmaya yardımcı oluyor.  

Anne sütünün faydaları

Anne sütünün faydaları saymakla bitmiyor. Her zaman steril ve bebeğe uygun olan anne sütü, içerdiği besin ögeleri bileşimiyle bebeğin tüm gereksinimlerini karşılıyor. Sindirime yardımcı aktif enzimler içeren anne sütü enfeksiyonu önleyen bağışıklık öğeleri içeriyor. Solunum yolu ve gastrointestinal enfeksiyonların görülme oranının düşmesine yardımcı olan anne sütü, bebeğin çene ve diş gelişiminde de aktif rol oynuyor. Bebeğin bedensel, zihinsel ve psikolojik olarak sağlıklı gelişimine yardımcı olurken bağışıklığı güçlendirerek hastalıklara karşı koruyucu kalkan görevi görüyor. Emzirme dönemi aynı zamanda bebekle anne arasındaki duygusal bağı ve güveni sağlamlaştırıyor. Bebeğin çocukluk dönemi obezite riskini azaltmak için anne sütü büyük önem taşıyor. Doğal bir sakinleştirici etkisi bulunan anne sütü bebeğin daha sakin bir ruh halinde olmasını destekliyor. Bebeklerde görülen alerji riskini azaltan anne sütü kemik, kas ve zeka gelişiminde önemli olan tüm besin ögelerini fazlasıyla içeriyor. Anne sütünün bebeğe sağladığı önemli faydaların yanı sıra annenin sağlığına da fayda sağladığı bir çok unsur bulunuyor. Doğum sonrası kilo fazlalığını atmaya yardımcı olan anne sütü annenin meme ve yumurtalık kanserine yakalanma riskini ciddi oranda azaltıyor. Annelik duygusunun yüksek biçimde hissedildiği süreçte yine emzirme süreci olarak karşımıza çıkıyor.

Emziren anneler nasıl beslenmeli?

Yeni doğum yapmış lohusa anneler, bir yandan sütünü artırmak için büyüklerimizin gösterdikleri yöntemler, bir yanda arkadaş önerileri arasında genellikle duydukları her besini yemeye başlıyor. Oysa sütü artıracak mucizevi bir besin aramaya ihtiyaç yok. Her besinden yeterli ve dengeli miktarlarda tüketildiğinde, besin çeşitliliği sağlandığında hem kilo yönetimi hem de bebek sağlıklı bir şekilde emzirebilmek için yeterli. Emziren annelere yönelik beslenme önerileri şu şekilde sıralanıyor;

  • Et, süt, yumurta gibi proteinler kaynaklarını tüketmek,
  • Tam tahıllı ekmek, bulgur gibi kompleks karbonhidratları tüketmek
  • Ceviz, fındık gibi yağlı tohumların tüketimi
  • Taze sebze ve meyvelerin tüketimini ihmal etmemek

Süt miktarını artırmanın en kolay yolu ise sık sık bebeği emzirmek ve bol sıvı tüketmek. Süt, ev yapımı yoğurt ve ayran, çorba, mevsim meyveleri ile hazırlanmış kompostolar, cacık ile sıvı alımını desteklemek ve en önemlisi de su tüketimini emzirme sürecinde arttırmak gerekiyor. D vitamini bebeğin kas ve kemiklerinin gelişimi için çok önemli olduğundan annenin her gün bebeğiyle birlikte gün ışığından faydalanması da büyük önem taşıyor. Annelerin doğum kilolarını vermek için çok düşük kalorili diyetleri tercih etmemesi gerekiyor. Bu diyetler süt salgılanmasını ve annenin sağlığını tehdit edecek sonuçlar ortaya çıkarabiliyor. Ara öğünlerde sütün besleyici değerini artıracak taze/kuru meyveler ve yoğurt, kuru yemişler ve mevsim meyveleri ile tam tahıllı sandviç ve ayran sağlıklı alternatif besinler olarak öne çıkıyor.

Bebek reflüsü | Bebek reflüsüne ne iyi gelir?

Bebeklerde reflü belirtilerini azaltmanın yolları

Bebeklerde oldukça sık görülen reflü belirtilerinin azaltılmasında ebeveynlerin alacağı önlemler oldukça önemli. Özellikle annelerin doğru emzirme ve yatırma pozisyonları ile sağlıklı beslenme gibi konularda bilinçli olmalarının çok önemli olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kemal Akpınar, “Bebeğinizi emzirdikten sonra bir miktar kusması doğaldır. Fizyolojik reflü olarak tanımlanan bu durumun reflü hastalığıyla karıştırmamak için bebekteki belirtilerin çok iyi gözlenmesi gerekir. Bebeğiniz sık sık kusuyorsa, beslenmeyi reddediyorsa, kilo alamıyorsa, huzursuzsa ve uykusuzsa en kısa sürede doktorunuza başvurun” açıklamasında bulundu.

Anneleri kaygılandıran “Bebeğim emmeyi reddediyor, kilo almıyor, uyumuyor, çok huzursuz…” şikayetlerinin reflünün güçlü habercileri olabileceğine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kemal Akpınar, “Aslında her bebek emzirme sonrası bir miktar kusabilir. Bebeğin emzirilme sırasında yuttuğu havanın, bir miktar gıdayla birlikte dışarı çıkması istem dışıdır (emdikten sonra 30 dakika içinde su, süt ya da süt kesiği şeklinde, ağız kenarlarından taşma biçiminde) ve bu da fizyolojik reflü olarak tanımlanır. Genellikle yanlış pozisyonda emzirme ya da fazla emzirme gibi sebeplerden olabilir. Ancak ne zamanki kusmaların sıklığı artar, bebek yemeyi reddeder, kilo almaz, uyuyamaz ve huzursuz olursa, işte o zaman hastalık olarak tanımladığımız reflüden bahsedebiliriz” dedi.

Reflü prematüre bebeklerde daha sık görülüyor

Reflü, bir hastalık olarak her bebekte görülmese de yeni doğan bebeklerin, özellikle de bir aylık bebeklerin yüzde 70’inde görüldüğünü vurgulayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kemal Akpınar, “Özellikle gelişimsel bozukluğu olan bebeklerde, prematüre doğan ya da genetik yatkınlık taşıyan bebeklerde daha sık görülüyor. İdrar yolu enfeksiyonu gibi bazı enfeksiyonlar da reflüye yatkınlık yaratabiliyor. İki yaş sonrası ise reflünün sıklığı yüzde 5’lere kadar düşüyor” şeklinde konuştu.

Tedavide ilk olarak doğru emzirme tekniği uygulanması önemli 

Hastalığa dönüşmüş reflüde; sık yaşanan kusmalar, beslenmeyi reddetme, kilo alamama, büyüme geriliği, ağız kokusu gibi şikayetlerin görüldüğünün altını çizen Dr. Kemal Akpınar, “İki yaş üstü çocuklarda ise midede şişkinlik, yanma hissi ve kabızlık gibi ek şikayetler gözleniyor. Erken tanıda en önemli kriter ayrıntılı öykü ve fizik muayenedir. Kesin tanı için daha ileri tetkikler yaptırılabilir. Tedavi aşamasında ilk olarak anneye, yaşam biçimini düzeltecek doğru emzirme tekniği, annenin beslenme tarzı, anti reflü mamalar gibi yaklaşımlar önerilir. Medikal tedavilerde ise önce mukoza koruyucu ve ardından mide asit baskılayıcı ilaçlar, yemek borusu ve mide hareket düzenleyici ilaçlar, mide içeriği kıvam artırıcılar verilebilir. Bu tedavilerde fayda sağlanamaması durumunda cerrahi tedavi düşünülebilir” dedi. 

Reflünün en doğal ilacı anne sütü 

İçeriğindeki besin maddelerinin oranları, sindiriminin kolaylığı ve bağırsaklara geçişinin daha hızlı olması gibi nedenlerden dolayı anne sütüyle beslenen bebeklerde reflü sıklığının daha az olduğunu paylaşan Dr. Kemal Akpınar, hastalıksal olmayan fizyolojik reflüdeki emzirme ya da biberonla besleme sonrasında görülen olağan kusmaları azaltmak için şu önerilerde bulundu:

Bebeğin kusmasını azaltmak için 10 ipucu

  • Bebeğinizi mutlaka dikey pozisyonda emzirin. 
  • Bebeğinizin sadece göğüs ucunu değil memenin kahverengi alanını da kavramasına dikkat edin. Böylece hava yutmasını ve kusmasını azaltmış olursunuz. 
  • Emdikten sonra uygun pozisyonda omzunuza koyup sırtına masaj yaparak gazını çıkarın. Bu esnada ani ve sert hareketlerden, karın içi basıncını artıracak sıkıştırmalardan kaçının. 
  • Eğer bebeğinizi biberonla besliyorsanız, gece beslemeyin. Sık kusan bebeklerde günün son beslemesi, uykudan 1-2 saat önce yapılmalıdır. 
  • Biberonu dikeye yakın bir açıda tutarak besleyin. 
  • Bebeğiniz en az iki kez emmeyi ya da biberonla beslenmeyi reddettiği anda beslemeyi sonlandırın. Unutmayın; tekrar acıkması için mide içeriğinin bağırsaklara inmesi gerekir. Bu olmadığında bebek kendini tok hissedecektir. Beslemede ısrarcı olursanız kusma artar. 
  • Midenizi rahatsız edecek, şişkinliğe, yanmaya ve gaza neden olacak besinlerden ve beslenme tarzından kaçının. Özellikle emzirme dönemindeyseniz, sizi rahatsız eden her besin bebeğinizi de rahatsız edecektir. 
  • Emzirme ya da biberonla besleme sonrasında, bebeğinizin yatakta başının geleceği kısmı 10-20 açılık bir yükseklikte tutmanızda fayda var. 
  • Başını sola çevirerek uyumasını sağlayın. Araştırmalara göre, bebekler özellikle başları sola dönük pozisyonda uyuduklarında reflü sıklığı daha düşük oluyor. 
  • Bebeğinizin kıyafetlerinin bol olmasına dikkat edin. Özellikle alt bezini çok sıkmayın.

Anne sütü bebeğinin ilk aşısı!

Anne sütü, bebeğin ilk 6 ay ihtiyacı olan protein, yağ, demir, vitamin gibi her türlü besin değerini içinde bulunduran harika bir besin kaynağıdır. İçeriğinde bulundurduğu antikorlar ile bebeği enfeksiyonlardan korumaktadır. Anne sütünde yeterli miktarda su ve vitamin bulunduğu için, bebeğe ekstra su vermeye gerek yoktur.

Emzirme; bebeğin annesiyle sevgi bağı kurabilmesi için en iyi iletişim yoludur.

Yeni doğan bebeğin beslenmesini sağlamak üzere gebelik süresince hazırlanan meme bezleri faaliyete geçerek süt salgılamasına başlar. Hormonların etkisiyle gelişen meme bezlerinden süt salgılanabilmesi için prolaktin hormonuna, salgılanan sütün kanallardan atılabilmesi için de oksitosin hormonuna ihtiyaç vardır. Doğum yapan kadında süt salgısı doğumu izleyen 24-72 saat içerisinde başlar. Meme anneden herhangi aktif bir uyarı almadan 4. gebelik ayından itibaren süt vermeye tam olarak hazırdır. Meme başı duyu ve sinir uçları yönünden zengindir.

İnsan sütü meme bezi salgısının içeriğinde değişkenlik gösteren bir salgıdır. Kolostrum denilen ilk gün sütü olgun sütten farklıdır. Süt içeriği gün içinde ve zaman geçtikçe değişiklik göstermektedir. Bu değişikliğin önemli bir kısmı bebeğin barsaklarının fizyolojik gelişimine yardımcı olmaktadır. Sütün içeriğindeki maddelerin çoğu birden çok role sahiptir

Anne sütünün %87’ si sudur.

Dolayısıyla süt miktarını artıran en önemli faktörlerden birisi de annenin su tüketiminin düzeyidir. Anne sütüyle beslenen bebekler diğer besinlerle alınabilecek mikroorganizmalarla daha az karşılaşırlar. Anne sütünün enfeksiyon koruyucu özelliği oldukça önemlidir.

En iyi göğüs ucu kremi En iyi göğüs ucu yarası kremi göğüs ucu yarasına ne iyi gelir meme ucu çatlakları için en iyi krem Mumsy Natural

Anne Sütünün Faydaları 

  • Anne sütü her yerde hazırdır, bedavadır, hazırlama, ısıtma ve koruma sorunları yoktur. Her zaman tazedir ve temizdir.
  • Her annenin sütü kendi bebeğine özel ve bebeğin durumuna göre hazırlanmış en mükemmel besindir. Sindirimi çok kolaydır.
  • Büyüme faktörü içerdiği için bebekler daha iyi büyürler.
  • Anne sütünde protein ve yağ oranı yüksek oluyor. Bu da bebekte doygunluk hissi sağlayarak obeziteyi önlüyor.
  • Anne sütü birçok mikro organizmaya karşı öldürücü etkiye sahiptir. İçerdiği özel enzimler sayesinde bebeklere doğal bağışıklık sağlıyor. 
  • Anne sütü alan bebeklerin hem zeka seviyeleri hem de öğrenim hayatındaki başarılarının daha yüksek olduğu çalışmalarla tespit edilmiştir.
  • İlk günlerde gelen anne sütüne kolostrum denir. Bu süt bebeğin birçok hastalıklara karşı korunmasını sağlıyor. Yararlı bakteriler bu sütte olgun süte göre çok daha fazla oluyor. Bebeğin yararlı bakterilerle bağırsağın kaplanmasını sağlıyor. Bu sayede anne sütü, alerji yapabilecek maddelerin emilimini engelliyor.
  • Bazı bebekler özel nedenlerle anne yanında olamayabiliyor. Bu durumlarda annenin sütü sağılarak bebeğe veriliyor. Özelikle yoğun bakımda olan prematüre bebek ağızdan beslenemese bile ağız temizliğinde anne sütünün kullanılmasının çok yararlı olduğu gözlemlenmiş.
  • Bebeğin ihtiyacı olan protein, yağ, demir ve vitamin gibi her türlü besin öğelerinden yana zengin olan anne sütü; vücutta çok daha kolay sindiriliyor. Anne sütü ile beslenen bebeklerde ayrıca diş eti hastalıkları, demir eksikliği anemisi, pişikle ilgili cilt hastalıkları çok daha az görülüyor. Anne sütünün içeriğindeki çeşitli büyüme faktörleri bebeğin bağırsak ve beyin gibi birçok organ gelişiminin daha iyi olmasını sağlıyor.
  • Emzirilen bebekler daha az ağlarlar. Anne sütünün içerdiği maddeler bebeği rahatlatır, gevşetir, ağrıyı azaltır, daha çabuk uykuya dalmasını sağlar.
  • Anne sütü içindeki; antikorlar, canlı hücreler, enzimler ve hormonlar sayesinde bebekleri hastalıklara karşı korur. Bu nedenle anne sütü alan bebeklerde; ishal, menenjit, idrar yolu enfeksiyonu, şeker hastalığı, obezite, kansızlık, orta kulak iltihabı, bronşit gibi hastalıklar daha az görülür.

Karpuz emziren anneye gaz yapar mı?

Karpuz emziren anneye gaz yapmaz. Aşırı tüketilen karpuz emziren annenin karnında şişkinlik ve içerdiği yüksek sıvı miktarı ile geçici tokluk yapar.

Karpuz sıvı oranının yüksek olması sayesinde yaz aylarında ferahlamayı sağlarken aynı zamanda içerdiği antioksidan bileşenler yardımıyla sağlığı geliştirir ve birçok hastalık türüne karşı koruma sağlar. Karpuzun su içeriği yaklaşık olarak %92 civarındadır.

Vitamin ve mineraller ile antioksidan besin ögeleri açısından oldukça zengin olan karpuz, bu sayede sağlık açısından insan vücudu için yararlıdır. Bu faydaları elde etmek için karpuz tek başına etkili olmasa da, sağlıklı ve dengeli bir beslenme planına karpuzun eklenmesi ile birlikte tüm bu olumlu etkilerden yararlanmak mümkün olabilir. 

En iyi göğüs ucu kremi En iyi göğüs ucu yarası kremi göğüs ucu yarasına ne iyi gelir meme ucu çatlakları için en iyi krem Mumsy Natural

Yüksek oranda su içermesi nedeniyle (%92) genel hacminde enerji miktarı düşüktür. 100 gram karpuz, vücuda yaklaşık olarak 30 kilokalori enerji sağlar. Bir porsiyonu 200 gram kadar ve yaklaşık olarak bir ince dilimdir. Bu miktardaki karpuz 60 kilokalorilik standart bir meyve değişimine denk gelir. 100 gram karpuz 8 gram karbonhidrat, 0.6 gram protein, 0.2 gram yağ içerir. Vitamin ve mineral içeriği de oldukça yüksektir ve 100 gram karpuz günlük C vitamini gereksiniminin %14’ünü, A vitamini gereksiniminin %12’sini, potasyum mineraline olan gereksinimin %3’ünü, magnezyum gereksiniminin %2’sini ve B1, B5, B6 vitaminlerine olan gereksinimin %2’sini karşılar. Karotenoidler açısından oldukça zengindir. Özellikle likopen ve beta karoten adlı karotenoidler ile önemli bir aminoasit türü olan sitrülinin değerli bir kaynağı olduğundan sağlık açısından pek çok faydayı da beraberinde getirir.

Karpuz yağ ve kolesterol içermez ancak şeker içeriği yüksektir. Yüksek şeker içeriği ile vücutta aşırı insülin salgısına ve geçici tokluğa sebep olur. Ama aynı hızla da acıkmanıza da sebep olur. Karpuz içerdiği su ve şeker ile annenin karnını şişirir. Yukarıdada bahsettiğimiz gibi 200 gr karpuz tükettiğinizde midenizde az miktarda karbonhidrat, protein ve yağ olacaktır. Bu bakımdan emziren annelerin karpuzu yanında kaliteli gıdalarda tüketmesi dengeli beslenmeleri için önemlidir.